GÜNCEL

HAK-PAR’dan Batı Kürdistan’ın Amude Kentinde yaşanan olaylarla ilgili rapor

Basının ve Kamuoyunun Dikkatine!

Bilindiği üzere 27.06.2013 tarihinde Batı Kürdistan’ın Amude Kentinde yaşanan olaylarla ilgili basında bilgi kirliliği bulunmakta idi. Bizler Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) olarak gerçek bilgiye ulaşabilmek için olayı birinci elden dinleyip, gözleme amacıyla Batı Kürdistan’ın Amude kentinden kaçmak zorunda kalan kardeşlerimizi ziyaret ettik.

Yaşananları onların ağzından dinledik. Ve kamuoyuyla paylaşma ve bilgilendirme gereği duyduk.

Amude de yaşanan olaylar Kürtlük adına utanç vericidir ve öyle inanıyoruz ki kendine yurtseverim diyen her kürdün yüreğini sızlatmıştır.

PYD’nin Rojavadaki Kürtler üzerine uyguladığı baskı ve şiddeti kınıyor, bu politikasından derhal vazgeçmesi gerektiğini basın yoluyla bir kez daha vurguluyoruz.

KONU: Batı Kürdistan’ın AMUDE kentinde 17 Haziran 2013 Günü ve Sonrasında Yaşanan Gelişmeler

GÖRÜŞMELERİN YAPILDIĞI TARİH: 11 Temmuz 2013 Perşembe

11 Temmuz 2013 Perşembe günü sabah saatlerinde Batı Kürdistan’ın Amude kentinden gelen çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu yaklaşık on kişilik bir grupla çay bahçesinde görüşme yapıldı. Hastanede yatmakta olan yaralılar ziyaret edildi. Kaldıkları evde olayın görgü tanıkları ve bizzat yaşayanları ile görüşüldü. Görüşmelerin ayrıntıları aşağıdaki gibidir;

17.06.2013 tarihinde PYD’ye bağlı YPG güçleri; Welatî Ömeri, Serbest Necari, Dersim Kurd adlı gençleri zor kullanılarak elleri arkadan kelepçeli ve gözleri kapatılarak gözaltına alınmışlardır. Söz konusu gençler gözaltında hangi gerekçeden tutulduklarını bilmeden işkence ve hakarete maruz kalmış, insani koşullardan yoksun penceresiz hücrelerde günlerce alıkonulmuşlardır. Hangi gerekçeyle tutulduklarını öğrenmek için ısrar etmişler ancak kendilerine bir cevap verilmemesi üzerine gözaltında açlık grevine başlamışlardır. Dışarıda gözaltında olan gençlerin yakınları YPG Asayiş’ten çocuklarının gözaltında tutulma gerekçelerini öğrenmek istemişlerdir. Cevap verilmemesi üzerine ısrarla çocuklarını görmek istemişler, bunun üzerine bu gençlerin ‘’uyuşturucu ve silah kaçakçılığı yaptıkları ayrıca Türk istihbaratı ile ilişkileri olduğu söylenmiştir.’’ Gençler ve yakınları böyle bir şeyin olamayacağını, varsa öylesi bir durum delillerle ispatlanarak mahkeme edilmelerini talep etmişlerdir. Ancak bunun karşılığında onur kırıcı, aşağılayıcı, baskı, şiddet ve hakaret görmüşlerdir. Çocuklarının içerde açlık grevine başladıklarını öğrenen yakınları ve gençlerin arkadaşları, gözaltına alınanlar bırakılıncaya kadar dışarıda açlık grevi çadırı kurarak, açlık grevine başlamışlardır.

26.06.2013 günü gözaltına alınan üç kişiden biri olan Dersim Kurd açlık grevinden kaynaklı sağlık koşulları kötüye doğru gitmiş ve ölümcül risk sınırına ulaşmıştır. Gözaltına alınan kişilerin sağlık durumu endişesinden kaynaklı Amude halkı yoğun bir baskı oluşturmuş ve bir yürüyüş tertiplemiştir. Bunun üzerine YPG asayiş, durumun ciddiyetinden kaynaklı ölümcül risk taşıyan Dersim Kurd’i serbest bırakmış, hastaneye götürülmesi gerektiğini yakınlarına iletmişlerdir. Dersim Kurd ve yanındakilere, tutuklanan arkadaşlarının da aynı gece serbest bırakılacağı sözü verilmiştir. Ancak tutuklu arkdaşları bırakılmamıştır.

27.06.2013 günü tertiplenen yürüyüşe Dersim’de sağlık koşullarının el vermemesine rağmen katılmıştır. Yürüyüş şehrin bilinen bir noktasında başlayıp açlık grevi çadırı önünde bir açıklama yapılarak sonlandırılması planlanıyordu. Açlık grevinde olan kişiler de yürüyüşe katılma maksadıyla bir ya da iki kişi çadırda nöbetçi bırakarak yürüyüşe destek için gitmişlerdir. Onlar yürüyüşteyken YPG güçleri açlık grevi çadırına saldırmış nöbette olan arkadaşlarını tartaklamışlar, çadırdaki laptop, cep telefonu, kamera gibi değerli eşyaları yağmalamışlardır. Bu sırada YPG güçleri 2 cip bir kamyonetle yürüyen insanların ortasına dalmıştır. Yürüyüş kortejinin başında kadınlar ve çocuklar ortasında gençler sonunda da erkeklerin yer aldığını belirttiler. Araçlar çocuk ve kadınların sonunda gençlerin ve erkeklerin bulunduğu kortejin başında kitleyi ikiye ayırmıştır. işte o an kıyamet kopmuş, araç bir ileri bir geri giderek çok sayıda insanı ezmiş biraz ilerde YPG güçleri rast gele ateş açmışlar ve olay yerinde üç kişi hayatını kaybetmiş ( Nadir Xelo 18, Aras Bengo 35, Saat Seyda 17). Olay yerinde Gulan adında 15 yaşında genç kız içinde YPG’li kadın gerillaları ile dolu cip tarafından ezilmiş, araç Gulan’ın her iki ayaklarının üzerinde durdurulmuştur. Çevredekiler müdahale etmeye çalışmışlar, bunun üzerine araçtakiler gülerek ‘’ma wiya jı çırayı’’( bu neye yarar ki..) diyerek aracı Gulan’nın üzerinde patinaj yaptırmışlardır. Olay sırasında görgü tanıkları ileride Esad rejiminin askeri araçlarının da olduğunu gördüklerini söylediler. Çok sayıda kişi yaralanmış yüzlerce insan gözaltına alınmıştır. Olayda yaralanan Şeyhmus Ali (67) yolda vefat etmiş, Berzan Keno (22) yaralı vaziyette yakınları tarafından hastaneye kaldırılırken aracın içindeyken cami minaresine yerleştirilen YPG gençlik sorumlusu Sinan tarafından Kanas suikast silahı ile ağır yaralanmıştır. Aynı gün YPG güçlerinin tüm engellemelerine rağmen sınırı geçerek Nusaybin’e getirilmiş, hastanede vefat etmiştir, Nusaybin belediyesinden kasıtlı olarak cenaze aracı kendilerine verilmediğini de öğrendik. Belediye yetkilileri “ onları nasıl getirmişseniz öyle de götürün” gibi akıldışı bir ifade kullanarak cenaze yakınlarını rencide edici tabirler kullanmışlardır. Ali Rindî (67) kanas suikast silahı ile olayda ağır yaralanmış, daha sonra hayatını kaybetmiştir. Olay sırasında yaralananlar kentteki çeşitli hastanelere kaldırılmışlar ancak YPG güçleri hastanelere, ambulanslara saldırmış, doktorları ve yaralıları taşıyan ambulans şoförlerini tartaklamış, tehdit etmişlerdir.

Olay sonrasında yüzlerce kişi evleri basılarak gözaltına alınmış baskı ve hakaret görmüşlerdir. Değerli eşyaları yağmalanmış olayın görüntülerini içeren tüm bilgisayar, kamera ve cep telefonlarına el konulmuş aynı zamanda şehri terk etmelerini engellemek maksadıyla kimlik, pasaport, evlilik cüzdanları, fotoğraflar gasp edilmiş, cüzdan, para gibi maddi değeri olan eşyalarına el konulmuştur. Gözaltına alınanların verdiği ifadelere göre Esed rejimi istihbaratının terk ettiği kışlalar ve karakollara YPG güçleri yerleşmiştir. Yine gözaltına alınanlar, YPG güçleri ile rejim askerlerinin iç içe olduklarını, tutukluları birlikte sorguladıklarını anlatmışlardır.

Olayda hayatını kaybedenlerin cenazesine el konulduğunu, gömme işlemi sırasında yakınlarından yalnızca birinin refakatine izin verildiğini, mezarlığın ise abluka altında tutulduğunu, hiçbir yakınına mezarlık ziyareti için izin verilmediğini anlattılar.

Amude kenti’nde Arap Baharından kaynaklı esen özgürlük havasına YPG’nin engel olduğunu, özgür kente YPG sonrası Rejim güçlerinin yeniden geldiğinden yakınmışlardır. Görgü tanıklarının ifadesine göre, kente günde 1 saat elektrik verilirken olay günü ve sonrası elektriğin hiç gitmediğini, bunun da nedeninin insanları kolayca gözaltına almak, sorgulamak ve işkence etmek olduğunu anlattılar. Ayrıca görgü tanıkları, Esed rejiminin Kentte hüküm sürdüğü dönemde en üst düzey yetkili konumunda olan yetkililerinin de rejim sallantıdayken gittiklerini ancak YPG güçlerinin şehri abluka altına almasıyla yeniden göründüklerini ifade ettiler. Ayrıca YPG güçlerinin halktan vergi aldığını şehre ambargo koyduklarını anlattılar.

Yürüyüş sırasında megafondan slogan atan 15 yaşındaki çocuk dâhil, Amude’den ayrılanların hepsi YPG güçleri tarafından haklarında ölüm kararı çıkarılmış olduğunu, Mardin Devlet Hastanesine yaralı yakınlarıyla birlikte gelen 12 yaşındaki M. İçin ise Mardin Devlet Hastanesinin önünde onları kontrole gelen bazı PKK’liler ile karşılaşması sonucu burnunu kesmekle tehdit etmişlerdir.

Görgü tanıklarından yaşanan süreçten kaynaklı bizden beklenti ve taleplerini sorduk;

Olayı gerçekleştiren YPG güçlerini kınamamızı, daha duyarlı olmamızı şehrin üzerindeki ablukanın kaldırılmasını için çaba göstermemizi istediler. Ayrıca PKK’nin basında haklarında çete diye yalan haber yayınlamasına kızdıklarını gerçeğin her kesin öğrenmesini istediklerini söylediler. Kendileri için hiçbir taleplerinin olmadığını Amude’de yaşayan yakınları için endişelendiklerini ifade ettiler.

Daha sonra hastanede yaralı yatan kalçasında hala kurşun olan bir genç erkek S. Yi ziyaret ettik ondan da olayın ayrıntılarını dinledik. Daha sonra da olay sırasında ayağının üzerinden araba geçen genç erkek Y. Yi ziyaret ettik. Son olarak da yine hastanede üzerinden araba geçen 15 yaşında Gulan’ı ziyaret ettik. Hepsini teker teker dinledik ve geçmiş olsun dileklerimizi sunduk. Gulan’dan isteğini sorduk ‘’ onları Allah’a havale ediyorum, bir tek dileğim YPG Amude’den çıksın biz evimize gidelim’’ oldu.

Bizim ilgimizden memnun olmuş olacaklar ki sorumlularından bazılarıyla da görüşme önerimizi hemen kabul ettiler. Sorumlu arkadaşlarını evinde ziyaret ettik uzun uzun sohbet ettik, bazen olayın duygusal ağırlığı hepimizi eziyordu. Özellikle yetkili arkadaşları; buraya sağlık ve güvenlik nedeniyle geldiklerini ve koşullar oluşur oluşmaz döneceklerini, Amudede hala gözaltına alınanların olduğunu ve onların sağlıklarından endişeli olduklarını, hala evlerin rast gele basıldığını, bunun bırakuji olmadığını çünkü kendi ellerinde silah olmadığını söylediler. Yürüyüş ve gösteri yaparak demokratik haklarını kullandıklarını anlattılar. YPG güçlerinin Kürtlerin özgürlüğü önünde açık bir engel teşkil ettiğini, uygulamaların da Esed rejimini aratır olduğunu anlattılar. Federe Kürt Devleti’nden de olaya sesiz kaldığı için kızgınlıklarını dile getirdiler. Olayda şehit olan ve yaralanan kimseler bir birlerinden farklı örgüt ve partilere mensup olduğunu da ayrıca öğrendik.

Sonuç yerine; görüldüğü üzere batı Kürdistan’da yaşanan bir vahşettir. Batı Kürdistan’daki halkımızın haklı olarak kullandığı sivil ve demokratik eylemin vahşete dönüşmesini nefretle kınıyoruz.

Olayda toplam 6 kişi şehit olmuş, onlarca insan yaralanmıştır. Yüzlerce insan da yerlerini terk etmek zorunda kalmıştır. Hala Mardin Devlet Hastanesinde 3, Nusaybin Devlet hastanesinde 1 kişi yaralı vaziyette yatmaktadır. Amude de yaşanan zulmü yine Kürt kardeşlerimizin yapmış olması Kürtlük adına utanç verici olduğunu belirtiriz. 12.07.2013

Sevgi Çelik MORAY – HAK-PAR Parti Meclis Üyesi

Ramazan MORAY – HAK-PAR Parti Meclis Üyesi

Salih ALPER – HAK-PAR Parti Meclis Üyesi

About Post Author