17 C
Diyarbakır
Cuma, Ekim 22, 2021

HAK-PAR: KÜRD MESELESİNİN MUHATABI KÜRD PARTİLERİDİR

Yaklaşık okuma süresi: 3 dakika

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu yaptığı bir açıklama ile “Kürt meselesini HDP ile çözeriz” dedi. Eski HDP eş başkanlarından Sezayi Temelli de, anında Kılıçdaroğlu’na cevap verdi; “Kürt sorununun çözümü konusunda muhatap HDP değil Öcalan’dır” diyerek, HDP henüz açıklama yapmadan noktayı koydu. Aslına bakılacak olursa Kılıçdaroğlu da HDP de çok iyi biliyor ki, HDP yerinden yönetilen bir parti değildir. HDP’nin kendi deyişi ile “sırtını yasladığı” arka bahçesindeki güçler ne derse HDP onu yapmakla mükellef bir icraat partisidir.

Kürd meselesinim çözümü konusunda istekli ve niyetli olan her kurum muhatap aranmaksızın da bu sorunun çözümü konusunda projeler geliştirip onları hayata geçirebilir. Örneğin Kürdlerin temel hak ve özgürlüklerinin tanınması için adımlar atabilir, Kürd dilinin resmi dil olması için çaba gösterebilir, Kürdçenin temel eğitim dili olması için gerekli girişimlerde bulunabilir.

Şayet Kürd meselesinin çözümü konusunda muhatap aranıyorsa o muhatap da Kürd partileri ile birlikte sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderlerinden başkaca da kimse değildir.

HDP de, Türk siyaset kurumu da pekala bilir ki HDP bir Kürd partisi değildir. Bunu HDP ısrarla söylediği halde Türk siyasetinin hala onu “Kürt Partisi” olarak işaret ederek sorunun çözümü konusunda muhatap görmesi manidardır. Daha da önemlisi bu bir manipülasyondur, yeni bir algı operasyonudur.

Eğer HDP’nin muhatap alınma gerekçesi Kürdlerden aldığı 5 milyon oy ise ve aldığı bu oylar sayesinde muhatap kabul ediliyorsa, son seçimlerde AKP, HDP’den daha fazla Kürd seçmenin oyunu aldı, AKP şimdi HDP’den daha fazla Kürdlerin  beğenisini almaktadır. Türkiye’de toplam Kürd seçmen sayısı 15 milyonun üzerindedir. Peki Kürdlerden her beş 5 milyon oy alan partiyi, Kürdlerin temsilcisi  mi saymak  gerekir.? AKP de, Kürdlerden  HDP kadar oy alıyor. Ona bakılırsa AKP hem iktidar olma avantajı bakımından hem  politik gücü bakımından, hem de geçmişte bu konuda yaptığı reformlar bakımından  Kürdleri temsil kabiliyetini kendisinde gören en güçlü partidir. Peki bu durum AKP’yi Kürd sorununda muhatap kılar mı.? Bize göre hayır. Çünkü ne AKP, ne CHP, ne HDP ve ne de diğer Türk siyaset kurumunu temsil eden parti ve örgütlerin hiç biri Kürdleri temsil  edemez. Kürdleri Kürd siyasal çevreleri temsil edebilir. Doğru olan da budur zaten.

Diğer yandan ana muhalefet CHP, şimdiye dek HDP ile yakın geçmişteki ilişkilerindeki düzeyi ve niceliği inkar etti, kamuoyundan sakladı. Son yerel seçimlerde HDP “biz ittifak yaptık” dediği halde CHP bunu inkar etti. Kısa bir süre önce Kılıçdaroğlu “HDP ile ittifak kurmayı düşünmüyoruz” dedi. Böyle bir istikrasızlık olur mu.?

Anlaşılan o ki CHP bu konuda da “karşıtlık” siyasetine sarılıp bu siyasetten hala medet umuyor. Lakin İktidar, meclisteki HDP’yi değil, muhatap olarak Öcalan’ı ve onun partisi olan PKK’yi, onun da çatı örgütü olan ve MİT ile birlikte kurulmuş “üst akıl” ürünü olan örgütleri muhatap görüyor. Çünkü, iktidar çok iyi biliyor ki, Öcalan devletin kontrolündedir ve o da, defalarca Kürdler için hiçbir statü istemediğini söylemiştir.

İktidar HDP’yi, bu organizasyonların en küçük yavrusu olarak görüyor. Bu nedenle muhatap almıyor, değer vermiyor, saymıyor bile. Daha da önemlisi HDP’yi Öcalan üzerinden sürdürdükleri kendi siyasetleri önünde bir engel görüyor. HDP’nin arka bahçesi de parelel HDP’yi itibarsızlaştırarak kapatılmasını sağlamaya çalışıyor.

Hak ve Özgürlükler Partisi / HAK-PAR bir kez daha hatırlatmak ister ki, Kürd meselesi iç siyasete, seçim hesaplarına, iktidar heveslerine malzeme yapılmayacak kadar ağır ve bir o kadar da önemli bir sorundur. Kürt meselesi ulusal bir sorun, yani bir ulusun kolektif haklarının iadesi sorunudur.
Kürd meselesi eşit müşterekler sorunudur. Kürdlerin her alanda hak eşitliği sorunudur. Kaldı ki, Kürd meselesinin çözümü konusunda illaki bir muhatap aramaya gerek yoktur. Sorun belli, adı ve niteliği belli. Çözümü de bellidir. Bu konuda istekli, niyetli ve kararlı olmak yeterlidir.

CHP şu andaki kitle desteği ile geçmişin izlerini silip, Kürdlere dostluk eli uzatıp, onların temel hak ve özgürlüklerini çözmek için politikalar geliştirebilir. Ama eğer ki CHP mutlaka siyasal muhataplar arıyorsa Kürd çevreleri ve siyasi partileri Kürd sorununun muhataplarıdır. CHP bu çevrelerle diyalog kurup onlarla birlikte yol alabilir. CHP bu cesareti gösterebilirse içtenliğine inanmak mümkün olur, Kürdler nezdinde kabul görür.CHP gerçekten Kürt sorununu çözmek istiyorsa önce geçmişi ile yüzleşmelidir. Cumhuriyetle birlikte CHP iktidarları döneminde Kürdlere reva görülmüş uygulamalar konusunda Kürdlere ”iadeyi itibar” yapmalıdır. CHP’ye gerekli olan budur.

HAK-PAR Kürd meselesinin barışçı-demokratik çözümüne taraftardır. HAK-PAR Kürd meselesinin çözümü konusunda aynı zamanda bir taraftır da. Bu sorunun çözümü konusunu seçim ve oy malzemesi olarak görmek, büyük bir yanılgı olur. Kürd halkı CHP’den daha samimi ve ciddi atılımlar beklemektedir.

HAK-PAR BASIN BÜROSU

İlgili İçerikler

İletişimde Kalın

22,974BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
3,266TakipçilerTakip Et
0AbonelerAbone

Son Eklenenler