1 C
Diyarbakır
Perşembe, Ocak 27, 2022

DAHA ÖZGÜR, DAHA MUTLU BİR YENİ YIL DİLERİZ

Yaklaşık okuma süresi: 4 dakika

DAHA ÖZGÜR, DAHA MUTLU BİR YENİ YIL DİLERİZ

Saygıdeğer halkımız,

Bir yılı daha geride bıraktık. Geçtiğimiz yıl da bölgede üstünlük kurma peşindeki emperyal güçler ve onların yerli ortakları, kendi gayeleri doğrultusunda bölge halklarının yaşamını ve geleceğini kendilerine göre şekillendirmek için her türlü yolu denediler. Daha çok şiddet ve savaş içeren bu yöntemler bölgenin yerli halklarının özgür rızalarının, tercihlerinin hayat bulmasına olanak vermedi. Bu şiddet sarmalı içinde kuşkusuz ki halkımız da büyük acılar çekti, ihanetlere uğradı.
Hiç kuşkusuz ki geçen son iki yılın en önemli olayı dünyanın hemen büyük kısmını etkisi altına alan ve yeni korona virüs olarak bilinen Covid-19 salgınıydı. Geçen yıldan itibaren salgına karşı aşılamaya gidilerek kısmen de olsa hastalık riski sınırlandı. Ama henüz tehlike geçmiş değil. Bu salgına karşı önlemleri elden bırakmamalı hijyen maske ve mesafe kuralına dikkat edilmeli, uzun süre kapalı mekanlarda kalmamalı ve rehavete kapılmamalıyız. Bugün hala da COVİD-19 değişik varyantlarla etkili olmaya ve yayılmaya devam ediyor.

Geçtiğimiz yıl ülkemizde çok sayıda kadın cinayeti ile burkulduk. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan ve bir türlü önlenemeyen bu cinayetler yeterince önlem alınmadığından ve caydırıcı nitelikler taşıyan cezalar yasalarda yer almadığı için, kadın cinayetlerinin sayıları her gün biraz daha arttı. Dolayısıyla sayıları yüzlerle anılan canice ve canavarca öldürülmüş kadınların bu maküs talihi toplumda derin yaralar açtı. Kadın cinayetlerini ve cinsiyet eşitsizliğini önleme ve caydırma konusunda uluslararası bir sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi terk edildi.

Oysaki İstanbul Sözleşmesi dünyanın her tarafında kadınlar ve kadın örgütleri tarafında kabul görmüş ve sözleşmenin doğru uygulanması durumunda ise etkili olabileceği deneyimlerle ispatlanmıştır. Biz parti olarak bu cinayetleri hep kınadık ve kadın cinayetlerini önleme amacı ile var olan Türkiye ve uluslararası ölçülerde mücadele veren kadın örgütlerinin çalışmalarına taraf olduk, haklı davalarında yanlarında olmayı görev bildik.

Ne yazık ki geçtiğimiz yıl Türkiye’de ırkçı ve ayırımcı birçok olay da yaşandı, bu saldırıların çoğu ölüm ve yaralanma ile sonuçlandı. Bu ırkçı saldırıların hedefinde çoğunlukla Türk illerinde yaşamak durumunda olan Kürdler vardı. Bu ırkçı saldırılar genellikle Marmara, Karadeniz ve Orta Anadolu illerinde yaşandı. Konya’da yaşanan ve 9 kişilik bir ailenin tüm bireylerini yok eden saldırı, bir soykırma girişimi olarak tarihe geçti.

Geçtiğimiz yıllarda şiddet, savaş, işsizlik ve terör sonucunda Kürdistan’dan batı illerine ciddi sayıda bir göç yaşandı. Bu göç insanlarımız bakımında ciddi bir uyum sorununu da beraberinde getirdi. Kürdler gittikleri yerlerde sürekli horlandı, dıştalandı, ağır ve kuralsız işlere sürüldü. Bu da yetmezmiş gibi yasa ve merhamet tanımayan koşullarda hayata tutunmak durumunda kaldı. Ne yazık ki Kürdler hala Türkiye’de “tehdit” olarak algılanmaya devam ediyor. Partimiz tüm bu ırkçı-faşist saldırılar karşısında her seferinde tepki gösterdi, bu ırkçı saldırıları kınadı. Umarız ki yeni yılda benzer olaylara tanık olmayız.
Kürd karşıtı bölgesel nizam ve onun kiralık piyonları Kürdistan bölge hükümeti ve Federal Irak hükümetinin Şengal konusundaki mutabakatı sonrasında, Kürdistan hükümetinin özerk statüsünü yok ederek Irak’ın federal sistemini ortadan kaldırma eylemi için düğmeye bastı. Bölgede şiddet yanlısı provokatör gruplar Kürd düşmanlarının emelleri doğrultusunda ele ele vererek güney Kürdistan’daki politik statüyü yok etmek için harekete geçtiler.

Bu kesimler hala bölgenin egemenlik alanlarını savaş alanına dönüştürmek çabası içindedirler. Güney Kürdistan’da köylerden insanları kovup köylerine el koymaya devam ettiler. Sonra da bu alanların işgalci güçler tarafından ilhak edilmesine olanak ve zemin oluşturdular. Amaç Kürdistan bölgesinin egemenlik alanlarını daraltmak ve federal statüyü yok etmektir. Bu asla haklı görülemez, kabul edilemez ve tasvip edilemez. Kürdistan hükümeti kendi meşru egemenlik alanlarını korumak, orada halkın huzur ve güvenliğini tehdit eden yasadışı faaliyetlere karşı meşruiyet temelinde ve uluslararası hukuka uygun gereken tüm önlemleri alma hakkına sahiptir.

Değerli vatandaşlarımız,

Ne yazık ki bugün kendisini hala “Kürt Hareketi” olarak tanımlayan “malum güçler” Federal Kürdistan statüsünü zayıflatarak ortadan kaldırmayı amaçlayan düşman güçlerle iş birliği içine girmiştir. Kuşku yok ki, bu tür olaylar Kürd karşıtı sistemin yararınadır. Bu ve buna benzer olayları mücadele yöntemi haline getirmiş olan bu “şer” güçleri, artık tüm Kürdistan parçalarında Kürd ulusal haklarına ve kazanımlarına zarar verecek boyuta gelmiştir.

Kürd Milleti bunca kötülüğü ve düşmanca tutumu hak etmemiştir.
Parti olarak defalarca bu konularda çağırılarda bulunduk. Bir kez daha söylüyoruz; Kürdistan’ın tüm parçalarındaki meşru hakların ve kazanımların korunup geliştirilmesi konusunda Kürd ulusal örgütleri birlikte mücadele ederek düşman güçlerin saldırılarının geri püskürtülmesi için bir ulusal irade oluşturmak gerekir.

Bu yeni yılda Hak ve Özgürlükler Partisi / HAK-PAR olarak, bütün Kürdistanlılara ve Kürdistan dostlarına sesleniyoruz.!

Kürdistan’ın işgal edilmesine izin vermeyin! Düşmanların oyununa gelmeyin!

Rojava’da ve Başur’da bulunan yurtsever gençlerimize çağrımızı yineliyoruz. Şimdi ulusal safları güçlendirme zamanı.
Silahlarınızı kendi milletinize doğrultmayın. Ülkenizin yakılıp yıkılmasına müsaade etmeyin. Kendi milletinizin kötülüğü için savaşmayın. Artık, düşmanın inşa etmek istediği binalara harç olmayın, kimsenin kirli amaçları için sarf malzemesi olmayın, karanlık dehlizlere sizi sürükleyenlere dur deyin, gücünüzü ve enerjinizi boşuna heder etmeyin; kendi halkınızın ulusal çıkarları ve kazanımlarının yok edilmek istenmesine seyirci kalmayın, düşman güçlerin oyununa gelmeyin. Nerede olursa olsun bu yeni yılda halkımızın yeni bir siyasal statü elde edebilmesi, yeni onurlu ve özgür bir yaşam kurabilmesi için milli iradenin tesisi için mutlaka ortak akla, ortak enerjiye ve ortak iradeye ihtiyacımız var. Kazanımlarımızı koruyalım, yeni kazanımlar elde etmek için sürdürülen çabalara destek olalım.

Yurtsever ve demokrat Kürd insanları; Geleceğinizi karartacak olan hiç bir harekete izin vermeyin. Dünyanın neresinde olursanız olun, Kürd ulusunun meşru hak ve çıkarlarını sahiplenin.

Kürflerin büyük bedellerle elde ettikleri kazanımlarının yok edilmesine razı olmayın. Kürd düşmanı güçlerin ve onlara hizmet eden işbirlikçi örgüt ve kurumların kötülük saçan hareket ve eylemlerine taraf olmayın, tasvip etmeyin.

Yeni yıl yeni bir yapılanmanın başlangıcı olsun.

Türkiye hala yerleşik algılarının tutsağı olan eski siyaset tarzını sürdürmeye devam ediyor. Türk siyaseti olgu körlüğünü ne yazık ki hala sürdürmektedir. Kürd sorunu bir realite, bir olgu olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerekirken Türk egemen siyaset anlayışı bu sorunu bir “iç güvenlik” ya da “terör” sorunu olarak servis etmeye devam ediyor. Bu anlayış devam ederse sorunun çözümü bir kuşak daha torunlara havale edilmiş olacaktır ki, bu ağır kayıplara mal olacaktır.

Biz HAK-PAR olarak, eşitlik ve özgürlük temelinde adil ve demokratik yeni bir yapılanma ile sorunlara çözüm bulunabileceğini dile getirdik, getiriyoruz. Bunun için demokratik bir zeminde barışçı yöntemler ve diyaloglarla Türk halkını ikna ve razı edecek, Kürd halkını da tatmin ve memnun edecek bir sistem üzerinde Kürd ve Türk siyaset kurumlarının bir uzlaşı sağlaması gerekir.

Şayet Türk siyaseti eşitlik temelinde gönüllü olarak ortak bir gelecek ve birlikte yaşamak için, yeniden yapılanmayı, eşit vatandaşlığı kabul ederse, bu her iki halk için de en doğru olanı ve en makul ve geçerli olanı olacaktır. Bunun için ortak yaşam alanlarımızda tam bir hak eşitliği tesis etmek zorundayız. Temel haklar, özgürlük, eşitlik ve ekonomik kaynakların dağılımı her iki halkın ortak yaşam alanıdır ve bu alanlarda tam bir hak eşitliği sağlamak sureti ile özgür ve demokratik bir ortak gelecek oluşturma konusundaki umutlarımızı korumaya devam ediyoruz.

Partimiz, halkımızın kolektif haklarını özgürce kullanabileceği, eşit ve özgür bir yaşam için mücadele ediyor. Biz eşitlik ve özgürlük temelinde birlikte bir yaşamı, gönüllü bir birliği savunuyoruz. Geleceğe dair umutlarımızı koruyoruz, doğru yoldayız ve başaracağımıza inanıyoruz.
Biliyoruz ki, hiçbir karanlık sonsuza dek sürmez. Bunun bilincinde davrandık, umudumuzu hiç yitirmedik. Sabırla ve inançla mücadelemize devam ettik.

Yeni yıl tüm insanlığa barış ve mutluluk getirsin.

Yeni yıl savaşsız, sömürüsüz, özgür ve demokratik bir yaşamın başlangıcı olsun.

Yeni yılınız kutlu olsun. 31.12.2021

Latif EPÖZDEMİR
Hak ve Özgürlükler Partisi / HAK-PAR Genel Başkanı

İlgili İçerikler

Son Eklenenler