......
Türkçe (Türkiye)KürtçeEnglish

E-UYELİK SİSTEMİ

SEÇİM BİLDİRGESİ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün2459
mod_vvisit_counterDün3401
mod_vvisit_counterBu Hafta5860
mod_vvisit_counterGeçen Hafta47641
mod_vvisit_counterBu Ay91969
mod_vvisit_counterGeçen Ay207355
mod_vvisit_counterTüm Zaman6235120

We have: 7 guests, 6 bots online
Senin IP no:: 35.175.113.29
 , 
Today: Şub 16, 2020

İstanbul Taksim’de 12 Eylül Protestosu
AddThis Social Bookmark Button

“12 EYLÜL EVREN'DEN, ERGENEKON FIRAT'TAN ÖTEYE GEÇMEZSE YALAN!”


HAK ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR), 78’liler Girişimi, EHP, HDK, İHD, Karşı Sanat Çalışmaları, TKP 1920, UİD-DER,  Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği, Yeşil ve Sol gelecek partisi, Yeşiller gibi çeşitli siyasi parti ve kitle örgütlerinin çağrısı ile 12 Eylül'ü protesto etmek için 12 Eylül 2013 günü Galatasaray Lisesi önünde kitlesel basın açıklaması yapıldı.
HAK-PAR İstanbul İl Başkanı Semra Arcan Gökçen, Parti Meclisi Üyesi Mahmut Döğer, İl yöneticileri ve çok sayıda partilinin katıldığı protesto eyleminde sık sık “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Gün gelecek devran dönecek, darbeciler halka hesap verecek”, “Kurdara azadi”, “Ortadoğu’da savaşa hayır” sloganları atıldı.

"12 Eylül Evren'den Ergenekon Fırat'tan öteye geçmezse yalan! Darbesiz toplum, darbesiz demokrasi, darbesiz siyaset için 12 Eylül Darbecileri yargılansın" çağrısıyla saat 19:00'da Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelen kitle, basın metninin ve katılımcıların isminin okunmasından sonra oturma eylemine başladı.

78’liler girişimi üyelerinden Nimet Tanrıkulu tarafından okunan ortak açıklamayı okurlarımızın ilgisine sunuyoruz;

Darbesiz Toplum, darbesiz demokrasi, darbesiz siyaset için;

12 EYLÜL DARBECİLERİ YARGILANSIN!

12 EYLÜL EVREN'DEN, ERGENEKON FIRAT'TAN ÖTEYE GEÇMEZSE YALAN!

12 Eylül darbesinin 33. yıldönümündeyiz. Ama 12 Eylül rejimi hala sürüyor.

12 Eylül rejimi, darbe anayasasıyla, anayasadaki ‘değiştirilemez' maddeleriyle, tekçi ideoloji, tekçi vatandaşlık ve devlet tanımıyla sürüyor. Toplumsal/siyasi yaşamı kontrol etme yasallığıyla donatılmış Milli Güvenli Kurulu ile sürüyor. Cumhurbaşkanı’nın “aşırı” yetkileriyle sürüyor. Yasama- Yürütme-Yargı düzenlemesiyle sürüyor. Siyasi partiler kanunu ve baraj sistemiyle sürüyor. Güce, özel olarak devlete ve devlet gücüne atfettiği merkezi değerler sistemiyle sürüyor. Toplumda içselleşmiş bir kimlik olarak sürüyor.

1987 ile 2004 yılları arasında, AB sürecinin etkisiyle kimi anayasal değişiklikler oldu, ama bunlar kozmetik değişimler olarak kaldı. AKP’nin Ergenekon operasyonları sonucu, sayıca hafife alınmayacak  asker/sivil bürokratların yargılanması, rejimin demokratikleşmedi. Ergenekon yargılamaları, iktidar mücadelesine dönüştü, yozlaştı. Fırat'ın ötesine geçemedi. 28 Şubat yargılaması da farklı gelişmiyor. Darbeciler yargılanmasın diye Silivri'ye yığılanlar ise, 12 Eylülcüler yargılanmasın diye Ankara'ya gelmeyenlerdi. Kısacası, Darbe yapmayı tasarlayan askerlerin yargılanması demokratikleşme getirmedi. 12 Eylül rejimi, yargılamalar ve tasfiyeler eşliğinde, temel kurumlarıyla el değiştirdi. Haki rengin üstüne ‘’yeşil’’ cila atıldı.

Türk “sivil” siyaseti tarihinin her döneminde cuntacılarla uzlaştı

1983 sonunda Özal’ın kamuoyunun gözünden kaçırdığı nokta buydu. 1990’lı yıllara kadar Evren ve hempalarıyla uzlaşma içinde iktidar kaldı. Ters düştüğü noktada tasfiye oldu. 1991’de demokrasi vaadiyle hükümet olan DYP-SHP koalisyonu klasik demokrasiye ihanet edince, devamı Çiller-Karayalçın ikilisi üzerinden “kirli savaş” oldu. Erbakan’ın uzlaşma çabalarını ise darbeciler kabul etmedi. Ecevit-Yılmaz-Bahçeli koalisyon hükümeti asker kontrolünde geçiş hükümeti rolü oynadı. Askerler uluslararası güçlerin de telkiniyle yanlış bir hesapla Tayyip Erdoğan’ın önünü açınca, 2000’li yılları AKP hükümetleri olarak yaşamaya başladık.

Türkiye'nin son 30 yıllk ''sivil'' hükümetler sürecinde 12 Eylül ürünü temel kurumlar tasfiye edilmedi. Türkiye bu süre zarfında darbe ürünü 600 yasa ile idare edildi. AKP Hükümetleri döneminde de temel bir değişiklik olmadı. Demokratik olarak nitelenen adımlar, temel değişime tekabül etmedi: Toplumun darbe karşıtı tepkilerini aşağı çekti. 

Sonuç olarak, AKP döneminde de 12 Eylül temel kurumlarıyla sürüyor.

Darbecilerin yargılanmasını yasaklayan Geçici 15. Madde’ninkaldırılması darbecilerin yargılanmasına yol açmadığı gibi Evren -Şahinkaya ikilisinin ifadesinin alınması “şike” gerçeğini değiştirmiyor. Askeri vesayetin AKP üzerindeki kontrolünün kalkması da, toplum ve halk üzerindeki kontrolünün kalkması anlamına gelmiyor. Demokrasilerde ”sivil” siyasetin vesayeti ardında, 12 Eylül rejiminin AKP tarafından kullanılması anlamına geliyor.


Şunu söyleyebiliriz: 12 Eylül darbecileri ve 12 Eylülcülüğü yargılanmak, bu tarihi dönemle yüzleşmek/hesaplaşmak gerekiyor. 12 Eylül darbe anayasasını ve yasalarını kaldırmak; eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı bir anayasa yapmak gerekiyor.

Kanlı geçmişimize sünger çekerek, hak ihlallerini ve kıyıcılıkları yok sayarak sağlıklı bir gelecek kuramayacağımızı bilmeliyiz.

Geçmişle yüzleşerek/hesaplaşarak, geçmişin yaralarını sağaltarak, aydınlık bir geleceğin önünü açabiliriz.

Darbe toplumun geleceğine yöneliktir.

Darbelerin ve darbecilerin yargılanmasında asla ayrım yapılmamalı. “Benim darbecilerim kötü senin darbecilerin iyi” dememeli!

Sadece darbe yapmayı tasarlayanlar değil, gerçekten darbe yapanlar da yargılanmalı, demokratikleşme buna etmeli.

Eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik, ekolojik, cinsiyetçi olmayan anayasa yapılmalı.

12 Eylülcülerin Kürt/ Kürdistan kavramlarını tarihe gömme projesinin başlıca merkezi, Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi, İnsan Hakları Müzesi olmalı, işkence suçluları yargılanmalı!

Asker/sivil bürokrasisiyle, destekçisi büyük sermayesiyle ve emperyalist güç odaklarıyla, Türkiye 12 Eylülcülerle yüzleşmeli/hesaplaşmalı!

Sadece Ergenekoncular, 28 Şubatçılar değil; 12 Eylül darbecileri de yargılanmalı!

12 Eylül darbe rejimi bütün kurum ve kurallarıyla, düşünce ve davranış kalıplarıyla tasfiye olmalı!

12 EYLÜL EVREN'DEN, ERGENEKON FIRAT'TAN ÖTEYE GEÇMEZSE YALAN!

Darbesiz Toplum, darbesiz demokrasi, darbesiz siyaset için ;

12 EYLÜL DARBECİLERİ YARGILANSIN!

HAK-PAR, 78'liler Girişimi, EHP, Emekli-Sen 3 Nolu Şube, HDK, İHD, Karşı Sanat Çalışmaları, TKP 1920, UİD-DER,  Üniverste Öğretim Üyelerı Derneği, Yeşil ve Sol gelecek partisi, Yeşiller…

Hak-Par İstanbul


Bu Makele4765 Kez Okunmuştur
Çarşamba, 26 Mart 2014 11:06 tarihinde güncellendi