......
Türkçe (Türkiye)KürtçeEnglish

E-UYELİK SİSTEMİ

SEÇİM BİLDİRGESİ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1970
mod_vvisit_counterDün3168
mod_vvisit_counterBu Hafta15773
mod_vvisit_counterGeçen Hafta19004
mod_vvisit_counterBu Ay59541
mod_vvisit_counterGeçen Ay49307
mod_vvisit_counterTüm Zaman7326961

We have: 14 guests, 8 bots online
Senin IP no:: 100.24.113.182
 , 
Today: Nov 25, 2020

SÖZ DE BİTMEMELİ, ÇABA DA
AddThis Social Bookmark Button

Kemal Burkay

Şu günlerde insana, “sözün bittiği yer” dedirtecek çok şeyler oluyor. Ama diyeceksiniz, bu ülkede bu tür şeyler ne zaman olmuyordu ki…

Diyarbakır’da Kemal Korkut adlı, belden yukarısı çırçıplak, elinde sadece plastik bir su şişesi taşıyan genci kovalayıp üç-beş metreden vuran polisler beraat etti. Hani elde onlarca resim olmasa, bıçak, el bombası veya klaşnikof taşıdığı söylenebilirdi!

Yıllar yılı darbeci takımına karşı yiğitçe göğüs gerip demokrasiyi savunmuş ülkenin saygın yazarları, aydınları, hem de darbecilikle suçlanıp cezaevinde çürürken, “ülküdaşı” ağabeyinin lütfuyla salıverilen “organize suç örgütünün” başı (şimdi bunlara bir de “lideri” deniyor) Ana Muhalefet Partisi’nin Başkanı’na en ağır hakaret ve tehditleri yapıyor, “seni kazığa oturturum!” diyor ve söz konusu “ülküdaşı” Parti Başkanı tarafından alkışlanıyor…

Üstelik de söz konusu Ana Muhalefet Partisi Başkanı, malum ülküdaşlara bile yaranmak için, bir süre önce kendisi de kurt işareti yapma pozları vermiş iken… Yine daha birkaç yıl öncesi, başka kimse kalmamış gibi, eski bir “ülküdaşı” cumhurbaşkanı adayı göstermiş iken... Hatta kendisi de Dersimli, Kürt kökenli bir Alevi olduğu halde, “Kürdistan kurulursa ona karşı elde silah savaşırız” diyecek kadar “ülküdaşların” telinden çalıp oynamış iken…

Tehdit edene mi şaşarsın, tehdit edilenin haline mi yanarsın?!.

Bir de Kürt canibinde olup bitenlere bakınca…

PKK hazretleri, belli ki kırk yıldır Kürt halkına karşı yürüttüğü provokasyonlarla, Kürt ulusal hareketini terörize edip Kuzey parçasında binlerce Kürt köyünün, onlarca kent ve kasabanın yıkımına, 60 bini aşkın gencimizin ve sivil insanımızın ölümüne, milyonların göçüne yol açmakla, kaç kez taşeronluk göreviyle Güney’deki Kürt yurtsever güçlerine karşı savaşmakla yetinmeyip bir kez daha Güney Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne karşı savaş çığlıkları atıyor…

PKK bunu niçin yapıyor? Kürt halkı için mi? Özgürlük için mi? Hayır. Buna inanmak için yıllardır olup bitenlerden hiçbir şey anlamayan dünyanın en saf insanı olmalı.

PKK göz boyamak için de olsa geçmişte dile getirdiği bu tür söylemleri terk edeli çok oldu. Apo yakalanıp İmralı’ya konduktan beri Kürt halkı için lafta da olsa hiçbir şey istemiyor. Sözü ve özüyle rejimin hizmetinde. Bu iş PKK ilk sahneye çıktığı zamandaki gibi öyle gizli kapaklı da değil, açıkça cereyan ediyor.

Öyleyse PKK niçin hala dağda ve niçin hala çocuk yaştaki Kürt gençlerinin eline silah verip onları ölüm tarlasına sürüyor?

Bunun nedenini bilmek için allameyi cihan olmaya gerek yok. Hizmette olduğu için.

PKK artık bunu, sömürgeci güçlere taşeronluk işini gizlemeye bile gerek duymuyor, alenen yapıyor. PKK’nin başı Apo bunu onlarca kez dile getirdi ve PKK tayfası, illegal ve legal tüm kadroları ve yapılarıyla buna evet dedi. Gerçeğin görülüp anlaşılması için artık ne olsun?

Bunu PKK’yı yönetenler, örgütün illegal ve legal plandaki üst kadroları zaten biliyor. Onlar bu uğursuz işi rant ve post uğruna –parti başkanlığı, Belediye başkanlığı, milletvekilliği, şebekenin TV ve gazetelerinde köşe kapmak için yapıyorlar. Ender olarak itiraz eden çıkarsa, onlar da türlü biçimlerde susturulup sindiriliyor.

Türk canibinden solcu geçinip sıfırı tüketmiş olan kimileri de, hem zaten şovenist oldukları, PKK’nın yaptığı iş hoşlarına gittiği, hem de PKK’nın kuyruk altında idame-i hayat eedebilmek için onun cürmüne ortak oluyorlar. Ama ölümü bile göze alıp dağa çıkan saf gençler ne yazık ki bilmiyor. Onların yakını sıradan insanlar da… Onlar bu oyunu sahici sanıyorlar…

İşte bu PKK şimdi de Kürt halkının yıllar yılı verdiği onurlu mücadele ve nice bedel pahasına, eti tırnağıyla yarattığı Güney Kürdistan’daki bölge yönetimine, federe yapıya, bu özgürlük adasına saldırıyor. Yalnız Kürt halkı bakımından değil, nerdeyse tüm Ortadoğu için örnek teşkil eden bu özgürlük ve demokrasi adasına…

Bunu isteyen, buna sevinen Kürt halkının ezeli ve ebedi düşmanları için bir şey demiyorum. Ama oynanan bu rezil oyunu görebilecek durumdaki Kürt siyaset adamları, aydın ve yurtseverleri, onların yanı sıra, onurlu, gerçek Türk demokrat, aydın ve ilerici insanları, PKK’nın ve onun bölgedeki çok sayıda efendilerinin yıllardır süregelen bu provakasyon ve kötülüklerine karşı artık açık ve net bir tavır almalılar. Bu çirkin ve kanlı oyuna son vermek, hem Kürt, hem Türk halkı bakımından özgürlüğe ve barışa, demokratik ve çağdaş bir yaşama ulaşmak için gereklidir.

Yazımın başında söylemiştim: Şu günlerde insana “sözün bittiği yer” dedirtecek çok şeyler oluyor. Ama her şeye rağmen, kötülükleri önlemek ve insanca bir yaşama ulaşmak için umut tükenmemeli. Söz de bitmemeli, çaba da.

21 Kasım 2020





Bu Makele509 Kez Okunmuştur
Last Updated on Saturday, 21 November 2020 20:24