......
Türkçe (Türkiye)KürtçeEnglish

E-UYELİK SİSTEMİ

SEÇİM BİLDİRGESİ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün2088
mod_vvisit_counterDün3799
mod_vvisit_counterBu Hafta20279
mod_vvisit_counterGeçen Hafta36292
mod_vvisit_counterBu Ay60096
mod_vvisit_counterGeçen Ay131828
mod_vvisit_counterTüm Zaman7133620

We have: 29 guests, 22 bots online
Senin IP no:: 3.228.11.9
 , 
Today: Ağu 14, 2020

KÜRT KADINLARI.
AddThis Social Bookmark Button

Abdurrahman DEMİR


Sevgili dostlar, bir kaç gündür, Cumhuriyetten bugüne tarihimizin unutulmayacak sayfalarını oluşturan, başkaldırışlarımızı, ve de direnişlerimizi incelerken, özellikle Yüksek Kürt bilincinin yaratılmadığından, oluşan Parçalı siyasetin acı sonucunu gördüm..

Örneğin 1925 Şeyh Sait direnişinde, Direnişe sahip çıkması gereken Ağrı direnişlerinin yiğit ve de cesur halk kahramanlarından, BRO HESKE TELLİ nin ve de KÖR HÜSEYİN PAŞANIN tavırları, Direniş sonrası direnişin önderleri, İran’a sığınmak için o bölgeden geçmek isterler, Kendilerine yardım etmeleri gerekirken, aksine geçişleri engellenmeye çalışılmıştır... Aradan 4 veya 5 yıl geçtikten sonra Ağrı yöresinde, Cumhuriyet  hükümetinin onlara dayattığı Sürgün politikası gereğince, direnişe mecbur kalan bu kadroların, aynı desteğe ihtiyaç duyduklarını gördüm. Ve yine incelememde, yenilgilerimize neden olan birkaç nedenle birlikte, İçimizdeki İHANETÇİLERİN, ihanetleri sonucunda Direniş safhalarındaki yarattıkları moralsizliği fark ettim.

 

Örneğin Azadi hareketine Ajan olarak sızan Binbaşı KASIMIN(QASO=) Şeyh Sait’in bacanağı aynı zamanda Azadi harekâtı lideri CIBRANLI HALİTİN Eniştesi (kız kardeşiyle evli) yarattığı tahribatı gördüm.

 

Keza,  aynı direnişte.; direniş sonunda, direnişe verdiği zararın, yaptığı ihanetin bedelini almak isteyen HAZROLU SEYFETTIN PAŞALARDAN,,  HATİP BEYİN M.KEMALE= “Paşam biliyorsunuz Şeyh Sait olayında Vurduk vuruştuk hep size yardım ettik, size olan bağlılığımızı biliyorsunuz .Oysa siz,, bizi de onlarla aynı kefeye koyup Sürgüne gönderiyorsunuz. ”der, M.KEMALIN cevabı da,,  “  HATİP bey, sen akıllı adamsın bilirsin, Kendi halkına ihanet edenin dostluğu olmaz” “der...


Ve yine bu iç ihanetlerin en büyüklerinden birinde DERSİM DİRENİŞİN de şahit oluyoruz. Direnişin lideri SEYYİT RIZANIN öz yeğeni RAYBER, emrindeki 200 silahlı gücüyle, direnişe karşı durur. Devletle aynı safta olur, daha da önemlisi. Hem Dersimin hem de Koçgiri’nin lideri ALİŞER VE HANIMI ZARİFE’yi  pusuya düşürerek ZEYNELE öldürtüp, başını keserek bir çuvala koyup General ALPDOGANA  gönderdiğini okudum. Hoş bu yaptığı ihanetin bedelini, Mükâfat olarak kendisine döndüğünde şahit oldum. Direniş sonunda onunda başına çuval geçirilerek devlet güçlerince nasıl öldürüldüğünü ve de kafasının gövdesinden ayrıldığını da gördüm.


Yazımı daha da uzatmamak için bu ihanetleri daha da uzun uzun yazmadan birde bunlarla bütünleşen ULUSLARARASI ANTİ KÜRT NİZAMINDA eklendiğine şahit olunca. Yenilgilerimizin nedenlerini öğrendim. Bütün bu olumsuzlukların yanında, insanımızın içini ısıtan, yüreğini kabartan, Kadınlarımızın yürekli davranışlarına da şahit olunca, bu Kadınlarımız olduğu müddetçe, mutlaka hakkımız olan özgür ve de bağımsız yaşamada sahip olacağımıza olan inancımın da büyüdüğüne şahit oldum..


GÜLNAZ HANIM=Ağrı direnişine büyük kardeşi İzzet beyden etkilenerek katılır. Uzun süre direnişin yiğitlik sembolü olur. Sonuçta tutuklanıp Muş ceza evine atılır. Daha sonra Ağabeyi İZZET BEY ve de oğlu SIDDIK BEY çatışmada vurulur. Kafaları gövdesinden ayrılıp ayrı çuvallara konur. Teşhis için GÜLNAZ HANIM getirtilir. Orda verdiği cevap gerçekten ilginçtir. Önce elini ağabeyinin kesik başına sürer saclarını okşar, arkasından oğlu Sıddık beyin kesik başına elini koyar ve şunları der...”Bu Tosun benim oğlumdur. Zaten ben onu, halkının bu özgürlük mücadelesinde vuruşarak Öldüğünü görmeseydim AK SÜTÜMÜ helal etmezdim der.” “ve bu dik duruşunu sergileyip ceza evine döner..


Yine Şeyh Sait direnişinde, bir halk kahramanı vardır. Adı YADO. Yado uzun süre dağlarda büyük kahramanlıklar gösterir sonuçta LİCE GENÇ arasında BOTIYANLI HACI ŞÜKRÜ denilen bir yerli işbirlikçi tarafından pusuya düşürülüp öldürülür, Onun akıbetini bir başka yazıya bırakıp, sevgili eşi TELLİNİN olayına dönelim. YADONUN EŞİ TELLİ uzun süre YADO ve militanlarıyla dağda savaşır. Nihayetinde bir çatışmada vurulur. Bir süre sonra durumunun ciddiyetini fark eder, daha da yürüyemeyeceğine ikna olunca, sırf onlara yük olmamak,, ve de yakalanmalarına neden olmamak için,, dönüp YADOYA beni öldür der. YADO buna itiraz eder, dönüp derki= “YADO beni öldürmezseniz bak Düşman askeri beni yakalayacak, senin onurunu kırmak için de olsa,, benim Irzıma geçecekler, buna dayanamayacağını bilip seni esir alacaklar ve bu da beni kahır edecek. Lütfen öldür beni “der. Bu durum karşısında Yado, uzun uzun düşünüp eşinin haklı olduğuna ikna olur. Kendisi kıyıp öldüremez, Ancak militanlarına emir verip, kadını öldürürler.


Bunları okuyunca da, gel de isyan ateşini yüreklerinde bu denli onurla taşıyan kadınlarımızla gurur duyma….

Gel de bu halkın özgürlük mücadelesine saygı duyma.,,.

Saygılarımla... ..
22 MAYIS 2020

 

Bu Makele7335 Kez Okunmuştur
Salı, 26 Mayıs 2020 12:11 tarihinde güncellendi