......
Türkçe (Türkiye)KürtçeEnglish

E-UYELİK SİSTEMİ

SEÇİM BİLDİRGESİ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün4455
mod_vvisit_counterDün6038
mod_vvisit_counterBu Hafta15655
mod_vvisit_counterGeçen Hafta36386
mod_vvisit_counterBu Ay105237
mod_vvisit_counterGeçen Ay173872
mod_vvisit_counterTüm Zaman3491474

We have: 53 guests, 90 bots online
Senin IP no:: 54.235.48.106
 , 
Today: Kas 20, 2018

Adil, Demokratik (!) Seçime Giderken
AddThis Social Bookmark Button

Adil, Demokratik (!) Seçime Giderken

Demokrasi en kısa, Halkın kendi kendini yönetmesi olarak tanımlanıyor. Kökeni eski yunan şehir demokrasilerine gider. Antik Çağ Atina demokrasisinde halk doğrudan kendini yönetiyordu. Şehrin büyük meydanında toplanan yurttaşlar, kendileriyle ilgili konularda doğrudan karar alıyordu. Günümüzde ulusal devletlerin sınırları çok genişledi, yurttaşlık siyasi hakkı, tüm vatandaşlara tanınınca doğrudan demokrasinin yerini temsili demokrasi aldı.

Artık Halk kendi seçtikleri temsilciler eliyle yönetiliyor. Dünya genelinde yöneticiler 4 yıldan bir seçimler vasıtasıyla ya yenileniyor ya da güven tazeliyorlar. Milli irade, halkın tercihi, milletin teveccühü gibi tüm kavaramlar kaynağını bu seçimlerden alıyorlar.

Hukuk denilince genel, nesnel, objektif kurallar akla gelir. Bir şahsa, ya da sınıf veya zümreye özgü hukuk olmaz. Kurallar herkes için aynı şekilde geçerli olmalı. Kimse lehine olmamalı. Hukuk kuralı karşısında herkes eşit olmalıdır. Ne var ki ülkede artık evrensel hukuka uygun yasalar çıkmıyor. Parlamento çoğunluğunu elinde bulunduran siyasi iktidarlar, ülke yönetimini elden çıkarmamak için her türlü hile ve ayrımcılığı yasalaştırabiliyorlar. Yurttaşın iradesine başvurulmuyor. Yurttaşın iradesi yönlendiriliyor, değim yerindeyse seçme özgürlüğü bertaraf edilip, tercihe zorlanıyoruz.

13.03.2018 günü kabul edilip yürürlüğe giren 7102 sayılı yasa ile 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanunda yapılan değişikliklerle, eskiden seçim hilesi ya da yolsuzluğu olarak kabul edilen tüm durumlar yasal hale getirildi. Söz gelimi eskiden geçersiz olan mühürsüz zarflardaki oy pusulaları, yasa ile geçerli hale getirildi. Bir partinin üyesi, kendi partisinden istifa etmeden başka Partide aday gösterilemez iken, ittifak yasasıyla bu mümkün hale geldi. Yüksek seçim barajını makul bir seviyeye çekileceğine, ittifak yasası ile aslında baraj da yerle bir edildi. Şimdi ittifak sayesinde % 9.99 oy alanlar baraj altında kalabiliyorken, % 00.1 oy alanlar barajı geçebilecektir. Hatta transferler ile hiç parlamentoda temsil edilmeyen partiler bile grup kurabileceklerdir.

Demokratik bir seçim için, seçime katılan tüm partiler eşit koşullarda yarışması gerekiyor. Bu ülkede bir kere hukuk eşitsizlik üzerinde tesis edilmiştir. Hazineden yardım alan partiler var, hazineden zerre yardım alamayan partiler var. Yardım alan partiler bile eşit miktarda almazlar. Kimisi aslan payı alır, kimi göstermelik bir meblağ. İşte bu kadar eşitsiz ortamda seçim için partiler yarışıryor. Yetmiyor, kimi parti medyanın gündeminden düşmez, kimisi arka sayfalarda iki satır yer bulamaz. Şimdilerde muhalif basın diye bir kavram kalmadı. Neredeyse tüm medya iktidarın huyuna ve suyuna gitmek zorundadır. Tüm yurttaşların vergileriyle kurulmuş olan TRT’nin hiçbir özerkliği kalmamış. TRT tam iktidar boruzanı haline gelmiştir. Usul yerini bulsun diye ana muhalefet partisinin ismi haber saatlerinde anılsa dahi, diğer tüm yayın akışı adeta iktidarın propagandasına dönüştürülüyor. Diğer partilerin zaten ismi bile anılmıyor.

İktidar Partisi seçim süresince devlet imkanlarını sonuna kadar kullanıyor. Şimdilerde Cumhuriyetin ilk yılları gibi illerde başta mülki idare amirleri olmak üzere tüm memurlar adeta iktidar partisi mensupları gibidirler. Valiler adeta iktidar partisi eş başkanları gibi davranıyor.Bu hükümet ilk yıllarında eleştirdiği tüm usulsüzlükleri kendi lehine kullanmakta sınır tanımıyor.

Küçük partiler için bin bir zorluk yasalara serpiştirilmiş iken, özellikle iktidar partisi kendi üzerinde hiçbir hukuki denetim kabul etmiyor.

Kimi Partinin sokakları görmemesi için tedbir alınırken, kimisinin sokakları doldurması için tüm kamu imkanları kullanılıyor.

Daha seçimlere yaklaşık 1.5 yıl var derken, ortada erken seçimi gerektirir hiçbir durum yok iken, apansız erken seçim kararı alınır. Altan alta erken seçim hazırlığı yapan iktidar, her fırsatta erken seçim yok demeği de ihmal etmez. Muhalefet daha 1.5 yıl seçime var diye hazırlığını yaparken, hükümet baskın seçimi dayatır.

Burası Türkiye, hak, hukuk ,adalet yerine, fırsat, güç ve entrika geçer akçedir. Bu şekilde sözde adil, demokratik seçimler yapıyor, milli iradeyi egemen kılıyoruz! 23.04.2018

Av.Abdulmenaf KIRAN
HAK-PAR Gnl. Bşk.Yrd.

Bu Makele16730 Kez Okunmuştur