......
Türkçe (Türkiye)KürtçeEnglish

E-UYELİK SİSTEMİ

SEÇİM BİLDİRGESİ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün2528
mod_vvisit_counterDün7845
mod_vvisit_counterBu Hafta37876
mod_vvisit_counterGeçen Hafta33128
mod_vvisit_counterBu Ay152224
mod_vvisit_counterGeçen Ay237342
mod_vvisit_counterTüm Zaman1230180

We have: 99 guests online
Senin IP no:: 54.224.164.166
 , 
Today: Kas 24, 2017

HAK-PAR PARTİ MECLİSİ Kürt halkının iradesine saygı gösterin. PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 04 Kasım 2017 19:08
AddThis Social Bookmark Button

HAK-PAR PARTİ MECLİSİ

Kürt halkının iradesine saygı gösterin.

22 Ekim de gerçekleşen 7. Olağan Kongrenin ardından toplanan ilk Parti Meclisi gündemindeki konuları görüştü, yeni Başkanlık Kurulunu seçti ve aşağıdaki sonuç bildirisini kamuoyu ile paylaşmayı kararlaştırdı

Basına ve Kamuoyuna;

Türkiye’de girişilen başarısız darbe girişimi, AK Parti’yi dışarıda Rusya’ya yakınlaştırırken, içeride de yeniden Ergenekoncular, ulusalcılar ve MHP ile müttefik hale getirdi.

Demokratikleşme adımları, AB ile bütünleşme çabaları, Kürt sorununun çözümüne yönelik iyimser atmosfer tam anlamıyla tersine döndü. Karşımızda her gün biraz daha otoriterleşen, demokrasiden uzaklaşan, tek adamlığa yönelen bir iktidar duruyor.

 

Kürt meselesinde bir kez daha eski paradigmaya dönüldü. Sorun yine askere havale edildi.

Kürt karşıtı söylemler ve politikalar öne çıktı.

Kürdistan Federe Bölgesi’nde gerçekleşen bağımsızlık referandumu süreci iktidarı, muhalefetiyle Türkiye siyasetinde Kürt karşıtlığının ne kadar derin ve köklü olduğunu bir kez daha gösterdi.

Kürtlerin her meşru adımını, kendi kaderini tayin etme hakkını barışçıl yolla kullanma isteğini, “ulusal güvenliği” tehdit eden bir gelişme olarak okuyan Türk siyaseti, bölgede rekabet halinde olduğu İran’la yakınlaşmaktan, Mezhepçi Irak Hükümeti ve Haşti-Şabi terör örgütüyle müttefik olmaktan geri durmadı.

Kürdistan’a yönelik savaş provaları, hava sahasının kapatılması, uygulanan ambargolar, Irak ordusunun, Haşdi şabi terör örgütünün desteklenmesi ve teşvik edilerek Kürdistan’a saldırtılması, iç ihanet sonucu Kürdistan topraklarının bir kısmının Mezhepçi Irak Ordusu tarafından işgal edilmesi Türkiye’yi muzaffer kılmaz. Bu geçici durumda kazananın İran kaybedenin ise Türkiye olduğu kısa sürede anlaşılacaktır. İzlenen Kürt karşıtı politikaların sadece Türkiye’ye büyük ekonomik avantajlar sunan Kürdistan Federe Bölgesi’nde değil, Türkiye’de yaşayan 25 milyon Kürdün vicdanında da derin yaralar açtığı ve mahkûm edildiği görülecektir.

Ortada duran en önemli gerçek şudur; Kürt halkı kendi geleceği ile ilgili sözünü söylemiştir.

Kuşkumuz yok ki; %93 oyla bağımsızlık iradesini ortaya koyan Kürt halkı kısa sürede toparlanarak haklı ve meşru hedefine ulaşacaktır. HAK-PAR Parti Meclisi Kürdistan Federe Bölgesinde yapılan bağımsızlık referandumunu meşru görür. Sayın Mesud Barzani şahsında Kürt halkına yönelik itibarsızlaştırma çabalarını kınar, Merkezi Irak Hükümeti başta olmak üzere bölge devletlerini ve uluslararası kamuoyunu Kürt halkının iradesine saygı göstermeye çağırır.

İran’ın kuklası haline gelen, Mezhepçi Irak merkezi hükümetinin, Haşti şabi terör örgütüyle birlikte, ABD silahlarını da kullanarak, Kürdistan’a saldırmasını, iç ihanet nedeniyle kimi kentleri ele geçirmesini şiddetle kınar. Kürdistan Federe Bölgesi’yle dayanışmasını bir kez daha ifade eder.

Öte yandan; başta Kürt sorunu, Alevi sorunu, demokratikleşme gibi temel yapısal sorunlarını çözmeyerek, iç ve dış siyasetini de “Kürt karşıtlığı” na dayandırarak ilerleyen Ak Parti, her gün biraz daha yalnızlaşıyor.

ABD, Almanya başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesi ve bölge devletleriyle de sürekli çatışma ve gerilim içinde. Türkiye batıdan ve batı değerlerinden kopan, Ortadoğu bataklığına daha çok sürüklenen bir rotada ilerliyor.

Bu savrulmanın Türkiye’de büyük fay hatlarını tetikleyecek enerji birikimine neden olacağı, yeni gerilimler ve müdahalelere zemin hazırlayacağı ortada.

Türkiye normal bir rejimle yönetilmiyor, hukuksuzluğun, keyfiliğin egemen olduğu OHAL rejimi sürüyor. Türk tipi” başkanlık sistemine geçişin sancıları, kutuplaşmayı daha da arttırarak devam ediyor.

Muhalefet ise etkisiz, çözüm üretmekten ve halka güven vermekten uzak.

HDP, PKK nin savaşı kentlere taşıyan siyaseti nedeniyle işlevsizleşti. Hendek ve barikat savaşları nedeni ile Kürt halkında ciddi bir kırılganlık meydana geldi.

Eş başkanları ve pek çok milletvekili ve yöneticisi hapsedildi, belediyelere kayyumlar atandı. Kürt sorunu konusundaki açılım politikalarını terk eden Hükümet Kürt karşıtı söylem ve uygulamalarla genel olarak Kürt kurumlarının ve siyasetinin alanı da alabildiğine daralttı.

16 Nisan referandumunu kıl payı kazanan AKP, önümüzdeki seçimlerde kendi yarattığı sistem değişikliğinin kurbanı olma telaşıyla en ufak bir muhalefete tahammül edemiyor.

İktidarını korumak için %5o den fazla oya mecbur olduğundan, farklı düşünen, itiraz eden her kesimin üzerine gidiyor. Muhalefeti bastırarak, aydınları, gazetecileri susturarak etkisizleştirmeyi toplumu, siyaseti kendisine göre şekillendirmeyi hedefliyor.

Statükocu, militarist, şoven kesimlerle bütünleşen Ak Parti, iktidarı kaybetme telaşını yaşıyor.

AKP’yi iktidara taşıyan eski siyasetçilerin dışlanması ve son aylarda İstanbul, Ankara, Bursa, Balıkesir gibi illerin AKP’li belediye başkanlarının istifaya zorlanması da bu telaşın ürünüdür.

Türkiye ye gerekli olan daha çok demokrasi ve özgürlük alanlarının genişletilmesidir.

Kürt sorunu, Alevi sorunu başta olmak üzere temel yapısal sorunların çağdaş yol ve yöntemlerle, adil bir çözüme kavuşturulması, başta Kürdistan Federe Bölgesi olmak üzere tüm komşularıyla dostça ilişkiler geliştirilmesidir.

Ortadoğu’da ve ülkemizde tam anlamıyla bir altüst oluşurken,   siyasi atmosfer giderek ağırlaşırken Kürt halkının meşru hakları için yürüttüğü mücadelenin önüne yeni barikatlar, engeller döşenirken, demokrasi karşıtı, Kürt karşıtı söylem ve politikalar giderek tırmanırken yurtseverlerin, demokrasiden, barıştan yana olan kesimlerin hiç de makul olmayan gerekçelere ayrı durmaları akılcı bir tutum değildir.

Bu dağınıklık aşılmalı Kürt halkının istemlerine uygun olarak yurtsever kesimler mutlaka buluşmalıdır. 04 Kasım 2017

HAK-PAR PARTİ MECLİSİ

Bu Makele283 Kez Okunmuştur