......
Türkçe (Türkiye)KürtçeEnglish

E-UYELİK SİSTEMİ

SEÇİM BİLDİRGESİ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün3275
mod_vvisit_counterDün10440
mod_vvisit_counterBu Hafta49093
mod_vvisit_counterGeçen Hafta40508
mod_vvisit_counterBu Ay145690
mod_vvisit_counterGeçen Ay184489
mod_vvisit_counterTüm Zaman986304

We have: 143 guests online
Senin IP no:: 54.158.212.93
 , 
Today: Eki 20, 2017

Kürdistan bağımsızlık referandumu kutlu olsun
AddThis Social Bookmark Button
Kürdistan bağımsızlık referandumu kutlu olsun

Arif Sevinç


Arif Sevinç;

Kürdistan Federe Bölgesi 25 Eylül‘de bağımsızlık için sandık başına gitti.
Saat 08:00"den,19:00’a kadar süren oy verme işlemi huzur içinde, her hangi ciddi bir olay meydana gelmeden tamamlandı.

Kürdistan Federe Bölgesi bir kez daha barışçıl yollarla kendi kaderini tayin etme kararlılığını gösterdi ve rüştünü ispat etti.

Resmi olmayan sonuçlara göre referanduma sadece Kürtler değil bölgede yaşayan Arap ve Türkmenler dahil tüm etnik ve dini kesimler de büyük bir ilgiyle katıldı.

Erbil’de katılım oranı %84 iken diğer illerde ise şu şekilde oldu;
Duhok: %90, Kerkük: %78, Ninova Ovası: %80, Hanekin: %92, Akre: %94, Gulala: %78, Zaho: %94, Karatepe: %62, Cebare: %76
Yine resmi olmayan açıklamalar bağımsızlık için “”evet” diyenlerin oranının % 80in üzerinde olduğu işaret ediyor.

Merkezi Irak Hükümeti’nin, Türkiye ve İran’ın haksız bir şekilde referandumu engelleme çabası, tehditleri Kürdistan Federe Bölgesi’nin referandum kararlılığını kıramadı; sınır boylarında askeri tatbikat yapılması ve neredeyse tüm siyasi sözcülerin tehdit ve hakaretler yağdırması da.

” Hani sandık kutsaldı?

Milli iradeye saygı” sözcüklerini ağzından düşürmeyenlerin Kürtler söz konusu olduğunda “yok hükmünde” sözleri , “bir gece ansızın gelebilirim” tehditleri “et tırnak gibiyiz”, “hepimiz kardeşiz” edebiyatına kanan “saf Kürtleri” de uyandıran bir etki yaratacaktır. Kürtler, Türkiye’deki “Müslüman” siyasetçilerin İngiliz “gâvuru”nun çizdiği sınırları kutsayan, İngilizlerin kurduğu Irak devletinin bütünlüğü için Müslüman Kürtlerle savaşı bile göze alanların aslında ne çok Kürt karşıtı olduklarını görecektir.

Öte yandan, Irak da Kürtlerin nasıl yaşayacaklarına kendilerinin karar vermesinden daha doğal ne var?

Kuruluşundan bu yana Irak merkezi hükümetlerinin Kürtlere karşı izledikleri imha politikaları, soykırım uygulamaları karşısında sesini çıkarmayanların bu gün söz söyleme hakları var mıdır?

Sadece Enfal operasyonunda Irak’ın, Kürdistan’da 180 bin kişiyi toplu mezarlara gömerken, Halepçe’de kimyasal silahlarla soykırım yaparken, milyonlarca Kürt Türkiye, İran sınırlarına sürülürken sınırda tatbikat yapmayanlar, bu gün tanklarının namlusunu Kürdistan’a çevirmesi sadece Kürtlere sömürgeci yaklaşımın dışa vurumu değil midir?

Kürtlerin soykırıma tabi tutulması “bölge istikrarını” bozmuyor de, referandum mu bozuyor?
Irak Anayasası Kürtlerin Araplarla bir arada yaşamaları için önemli bir fırsattı.
Iraklı yöneticiler BAAScı, sömürgeci, Kürt düşmanı zihniyeti aşamadılar. Bu fırsatı da heba ettiler.
Anayasa’yı bir kenara koydular. 140.maddeyi uygulamadılar. Tartışmalı bölgelerin statüsünün belirlemek için referandum yapmaya yanaşmadılar. Oysa bu önemli bir Anayasa emriydi

Kürdistan Bölgesi’nin bütçeden alması gereken %17lik payı vermediler. Kürdistan’ı memur maaşlarını ödeyemez duruma düşürdüler.

Anayasa gereği Irak ordusunun bir parçası olan Peşmergenin silahlanmasına karşı durdular. Maşlarını ödemediler.

Irak’ı tam bir terör bataklığına çevirdiler. Mezhep savaşlarının merkezi haline dönüştürdüler. İŞİD’e ebelik yaptılar, Kürdistan’a saldırdığında ise Kürdistan’ı savunma sorumluluğunu yerine getirmediler. Musul’u İŞİD’e terk edip kaçtılar. İŞİD Kürdistan’a saldırdığında ise seyretmekle yetindiler.
Irak ordusunda ve bürokrasisindeki Kürt varlığını da sıfırladılar.

Irak Merkezi hükümeti bir arada yaşamanın tüm olanaklarını tahrip ederken seyreden
Türkiye, İran şimdi neden tanklarını sınıra sürüyor, tehdit ve hakaretler yöneltiyor?

O zaman Irak’a “adil ol, Anayasaya uy. Kürdistan’ın haklarını teslim et, yoksa istikrasızlığa neden olursun” denmedi de şimdi neden Kürtlere efeleniliyor?

Nedeni belli elbette; Kürt düşmanlığı…

Bunu her söylemde, her tepkide görmek mümkün.

Türkiye televizyonlarında bağımsızlık referandumu ile ilgili tartışmalar insanın midesini bulandırıyor.

Türk Irkçıları, Kürdistan’ın bağımsızlığının Türkiye’nin güvenliğini tehdit edeceğini tekrarlayıp duruyorlar.

Çünkü değişmek, kendi sınırları içinde Kürtlerin meşru haklarını teslim etmek niyetinde değiller. Onlar yine eskisi gibi Kürtlerin soykırımlara tabi tutulmasını, katliamlarla, sürgünlerle, asimilasyon politikalarıyla, yok edilmesini hedefliyorlar.

Çok uluslu bir coğrafyada zorla tek ulus yaratma projesinin büyük acılar ve güvensizlikler yaratarak başarısızlıkla sonuçlandığını görmek istemiyorlar.

Güneydeki gelişmelerin diğer parçalara da sirayet etmesinden korkuyor, uykuları kaçıyor.
Artık bu çağda, makul olmak, adil olmak Kürtlerin gasp edilen meşru haklarını teslim etmek üzere harekete geçip bir arada, barış içinde yaşamanın zeminini oluşturmak yerine, ırkçı, Kürt düşmanı heyezanlarla “savaş” hazırlıklarına girişmek akıllı siyasetçilerin işi değildir.

Suriye de Esad rejimi, Irak’ta Saddam rejiminin ülkelerini sürükledikleri yıkım ortadayken ders çıkarmayanlara ne yazık!

Irkçı Kürt düşmanı kesim bağımsızlık referandumuna karşı propaganda yaparken Kerkük’te Türkmenlerinde yaşadığından hareketle oranın Türk toprağı olduğunu ve Türkmenlere zulüm yapıldığını söylemektedirler.
Bu kara ve komik propagandaya kendilerinden başka inanan var mıdır bilinmez ama ırkçı Arap iktidarların, özellikle BAAS rejiminin Türkmenleri Araplaştırma politikası güttüğünde, dilleri, kültürleri, okulları yasaklandığında, sürgün edilip yerlerine Arapları yerleştirdiklerinde, katlettiklerinde harekete geçmeyenlerin bu gün Türkmencilik yapması tam bir iki yüzlülük.

Evet, Kürdistan bölgesinde, özellikle Kerkük’te Türkmenler var. Ancak nüfusları 450 bin civarındadır.

Bölgede ezici çoğunluğu oluşturan Kürtler ile birlikte yaşamakta ve nüfus olarak Araplardan sonra gelmektedirler.

Bu gün Türkmenler 111 sandalyeli Bölgesel Yönetim Parlamentosu"nda 5 sandalye ile temsil edilmektedir. Seçilecek kadar oy almamalarına rağmen kontenjan ayrılarak temsilleri sağlanmaktadır.

Bölgede serbestçe siyasi faaliyet sürdürmektedirler. Sadece MHP çizgisindeki Irak Türkmen Cephesi değil, Kürdistan Demokrat Türkmen Hareketi, Türkmeneli Partisi, Türkmen Birlik Partisi, Bağımsız Türkmen Hareketi, Türkmen Reform Hareketi, Hizmet ve Reform Partisi gibi partilerde faaliyetlerini sürdürmektedir.
Anadilde eğitim yapan okulları, TV, Radyo, Gazete vd. medya kuruluşları var.
Referandum sonrası yapılan açıklamada kurulacak Kürdistan cumhuriyetinde Kürtçe, Arapça, Türkmence ve Ermenicenin resmi dil olacağı da ilan edildi.
Üstelik Asuriler, Keldaniler, Süryaniler, Türkmenler ve diğerlerinin isterlerse kendilerini yönetmek üzere otonom olabilmelerine de olanak sunuldu.

Uzatmaya gerek yok. Her şey gözler önünde cereyan etmekte.

Kürdistan Federe Bölgesi, barışçıl bir şekilde, meşru bir referandum yaptı ve bağımsızlık yönünde kararını verdi.

Herkese düşen bu gerçeği kabul etmek ve Kürdistan Federe Bölgesi ile iyi komşuluk ilişkileri kurmak için çabalamak olmalıdır.

100 yıl savaşla, kanla, katliamlarla baş eğdirilmeyen Kürtleri tehdit etmek kimseye bir kazanç sağlamaz. Irak’ta Kürtler bağımsızlık istiyor. Size ne? Siz neden Irak’ın iç işlerine karışıyorsunuz?

Ben kendi adıma Kürdistan Federe Bölgesi’ni her türden engellemeye, tehdide rağmen barışçıl bir yolla Kürdistan halkının iradesini ortaya çıkaran referandumu yaptıkları için kutluyorum.

 

Bu Makele2061 Kez Okunmuştur