......
Türkçe (Türkiye)KürtçeEnglish

E-UYELİK SİSTEMİ

SEÇİM BİLDİRGESİ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün3265
mod_vvisit_counterDün10440
mod_vvisit_counterBu Hafta49083
mod_vvisit_counterGeçen Hafta40508
mod_vvisit_counterBu Ay145680
mod_vvisit_counterGeçen Ay184489
mod_vvisit_counterTüm Zaman986294

We have: 137 guests online
Senin IP no:: 54.158.212.93
 , 
Today: Eki 20, 2017

HAK-PAR Genel başkanı Refik Karakoç; Bağımsızlık Referandumu Amasız Fakatsız Desteklenmelidir. PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 09 Eylül 2017 19:47
AddThis Social Bookmark Button


HAK-PAR Genel başkanı Refik Karakoç;

Bağımsızlık Referandumu Amasız Fakatsız Desteklenmelidir.


HAK-PAR Genel Başkanı ve Parti Meclisi üyeleri Diyarbakır Gazeteciler Cemiyeti'nde bir basın toplantısı düzenleyerek Güney Kürdistan'da 25 Eylül'de yapılacak bağımsızlık Referandumuna desteklerini bir kez daha yenilediler


Genel başkan Refik Karakoç; "Türkiye ve Kuzey Kürdistan'da Olağanüstü Hal nedeniyle gerçekleştirmeyi planladığımız pek çok etkinliğimiz yasaklandı, engellendi. Hazırladığımız afişleri asmamıza, bildirilerimizi dağıtmamıza, panel ve Konferanslarla görüş ve düşüncelerimizin kamu oyuna yansıtılmasına izin verilmedi.
Yine de HAK-PAR fiili durumlar yaratarak, gerçekleştirdiği her parti toplantısını bir konferansa dönüştürerek, halk içinde çalışarak, sivil toplum örgütlerini ziyarete ederek bağımsızlık referandumunun desteklenmesi için kamuoyu oluşturma ve bilgilendirme faaliyetlerini aralıksız sürdürdü. Yurt dışında ise HAK-PAR kadroları ve kurumları yurt dışında gerçekleşen her ülkede yapılan etkinliklere, miting ve şenliklere aktif olarak katıldı, Organizasyonlarında ve etkinliklerin gerçekleşmesinde üzerine düşeni yerine getirdi.

Bu gün burada gerçekleştireceğimiz basın toplantısı da Güney Kürdistan bağımsızlık referandumuna destek amaçlıdır. Kürtçe ve Türkçe yapacağımız açıklamanın basın aracılığıyla kamuoyuna ulaşmasını umuyor, katılan basın mensuplarına, emeği geçen herkese şimdiden teşekkür ediyoruz." dedi.

Refik Karakoç sözlerine şöyle devam etti.

"1.Dünya savaşının ardından Ortadoğu’da oluşan statüko çökerken, statüsüz bırakılarak sömürgeci devletlerin insafına terk edilen, soykırımlara tabi tutulan, asimilasyon politikalarıyla yok dilmeye çalışılan Kürtler meşru haklarını elde etmekten ve özgürlük için ağır bedeller ödemekten hiç geri durmadılar.

İngiliz emperyalistleri tarafından yapay olarak oluşturulan Irak devleti sınırları içine terk edilen Güney Kürdistan’da da Kürtler özgürlük için aralıksız bir mücadele yürüttüler.

Irak’ı yönetenler, krallık döneminde de, Cumhuriyete geçildikten sonra da adil bir düzen kurmadılar.

Ülkenin kaynaklarını bir birini izleyen askeri darbe rejimleri ile çarçur ettiler.
Bu rejimler idamlarla, sürgünlerle, “Enfal” adını verdikleri toplu katliamlarla, Halepçe’de olduğu gibi kimyasal silah kullanarak gerçekleştirdikleri soy kırımlarla, sürgünlerle bir birleriyle yarıştılar.
Hem Şii ve Sünni Araplara, hem de Kürtlere zulümden, yoksulluktan başka bir şey vermediler.
Bu gün de durum farklı değil.
BAAS rejimi devrildikten sonra da Irak’ı yönetenler adil bir düzen kurmaya, sömürgeci, baskıcı tutumdan vaz geçmeye yanaşmadılar. Kürt halkını sürekli olarak tehdit ettiler. Anayasa gereği tartışmalı bölgelerin statüsünün referandumla belirlenmesi kararını uygulamadılar. Bütçeden Kürdistan’ın payına düşen % 13’lük kısmı ödemediler. Hem Kürdistan’ın savunulması görevini yapmadılar, terör örgütlerinin hedefi haline getirdiler, hem de peşmerge güçlerine karşı sorumlulukları yerine getirmediler. Silahlı milis teşkilatları ile Kürdistan Bölgesi’ne saldırı hazırlıklarına giriştiler. Irak’ı mezhep savaşına sürükleyerek kanlı bir karmaşa içine soktular. Bu koşularda; Sayın Mesud Barzani’nin çağrısıyla toplanan Güney Kürdistan’daki siyasi partiler, dini ve etnik gurupların temsilcileri, Kürdistan Federe Bölgesi’nin bağımsızlığı için koşulların olgunlaştığı tespitini yaptılar ve referandum yapmak için 25 Eylül 2017 tarihini belirlediler


Bağımsızlık artık zorunlu hale gelmiştir.

Biz HAK-PAR olarak Güney Kürdistan Federe Bölgesi’nin bağımsızlık kararını sevinçle karşılıyor, destekliyor ve dayanışmamızı ifade ediyoruz.

Kürdistan Federe Bölgesi’nin kendi kaderini barışçıl bir şekilde, referandum yoluyla belirleme hedefi meşrudur.

Uluslararası hukuka ve teamüller uygundur.

Üstelik bu gün Irak’ın ve tüm Ortadoğu’nun içinde bulunduğu koşullar nedeniyle de zorunludur.

Kürdistan Federe Bölgesi’nin bağımsızlığı Ortadoğu’da istikrarsızlığa neden olan, barışı tehdit bir sorunun çözüme kavuşturulması açısından da önemlidir.

Türkiye hem içeride hem de İran, Irak ve Suriye’de Kürt karşıtı siyasetin yarar getirmesi bir yana, ciddi ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlar yarattığını görmelidir.
Kürtlerin meşru haklarına kavuşması Türkiye için bir tehdit değildir.

20 milyon Kürdün yaşadığı Türkiye, kardeşlik hukukunu da gözeterek Güney Kürdistan Federe Bölgesi’nin referandum kararını desteklemeli ve bağımsızlık ilanı halinde ilk tanıyan ülke olmalıdır.
Türkiye’nin, Kürdistan federe bölgesinin bağımsızlığını tanıması sadece meşru bir hakkın teslim edilmesi, adil olunması açısından değil,

Sadece kendi sınırları içinde yaşayan 20 milyon Kürdün hassasiyetlerine saygı göstermesi ve iç barışına sunacağı katkı açısından değil, Türkiye’nin ekonomik çıkarları açısından da hayati önemde olduğunu düşünüyoruz.
Petrol ve doğalgaz rezervleri açısından dünyanın en önemli bölgelerinden biri olan Kürdistan Federe Bölgesi’nin bağımsızlığını tanıması halinde Türkiye, bu petrol ve doğal gazın işletilmesinde ve dünya piyasalarına aktarılmasında önemli bir role sahip olacak, kendisi de muazzam bir gelire kavuşacak, doğalgaz konusunda Rusya ve İran’a bağımlı olmaktan da kurtulacaktır.

Her gün 1500 Tır Kamyonun Türkiye mallarını taşıdığı, inşaat başta olmak üzere tüm sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin üçte ikisinin Türkiye şirketleri olduğu dikkate alındığında Kürdistan Bölgesi’nin bağımsızlığının Türkiye için tehdit değil büyük ekonomik olanaklar sunan tarihi bir adım olacağı görülecektir.

HAK-PAR
Türkiye’yi yönetenleri, tüm bölge devletlerini ve ABD,AB ülkeleri, Rusya başta olmak üzere tüm uluslar arası kamuoyunu Kürt halkının barışçıl yollarla kendi geleceğini belirleme hakkına saygılı olmaya davet etmektedir.

Öte yandan Kürt halkının kendi kaderini belirlemek için referanduma gitme kararını “erken” bularak karşı çıkanlara da sesleniyoruz;
Bu gün koşullar Güney Kürdistan Federe bölgesi’nin bağımsız devlet olarak yoluna devam etmesi için uygundur.

Bu tarihi bir fırsattır.

Her Kürdistanlı bu tarihi fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeli, sandık başına gitmeli ve oyunu kullanmalıdır.

Kürt halkını kardeş ve dost olarak görenler de Güney Kürdistan Federe Bölgesi’nin kendi kaderini özgürce belirleme kararını âmâsız, fakatsız desteklemelidir.

* HAK-PAR Bağımsızlık için referandum kararı alan Sayın Mesud Barzani başta olmak üzere tüm siyasi parti, dini ve etnik gurup temsilcilerini kutlar.

*HAK-PAR bütün Kürdistanlıları bu tarihi gün için seferber olmaya çağırır.

*YAŞASIN GÜNEY KÜRDİSTAN’IN BAĞIMSIZLIK YÜRÜYÜŞÜ"

09.09.2017

HAK-PAR
BASIN BÜROSU

Bu Makele189 Kez Okunmuştur
Pazartesi, 11 Eylül 2017 20:07 tarihinde güncellendi