25 C
Diyarbakır
Cumartesi, Mayıs 21, 2022

2.Kürt Ulusal Gençlik Konferansı Ve Sonuçları

Yaklaşık okuma süresi: 11 dakika

Kürt Ulusal Gençlik konferansı 15-17.03.2012 tarihinde Federe Kürdistanın Başkenti Hewlêr’de yapıldı. Başta Kürdistan Federe Bölgesi Devlet Başkanı Sayın Mesud BARZANİ, PSK Genel Sekreteri Sayın Mesut TEK, İKDP Genel Sekreteri Sayın Mustafa HİCRİ, Hewlêr Valisi ve diğer parti liderleri ile bürokratların katılıp biz katılımcıları onurlandırdığı konferans, kimi olumsuzlukların ve teknik sorunların yaşanmasına rağmen başarıyla gerçekleşti.

 

Farklı parçalardan yaklaşık 40’a yakın Sivil Toplum Kuruluşu, Gençlik Örgütü ve Siyasi Partilerin Gençlik temsilcilerinin katıldığı konferansa 250 civarında delege katıldı. Konferansa Avrupa, Amerika ve Kazakistan’dan da katılan Kürt gençleri de oldu. Dört parçadan, Avrupa, Amerika ve Kazakistan’dan katılan delegelerin yoğun tartışmaları, diplomasi, kulis çalışmalarının yoğunluğu sonucunda olgun ve olumlu sonuçların alındığı 2. Kürt Ulusal Gençlik Konferansı özüne uygun bir şekilde tamamlandı.

 

Birinci konferansla ilgili belirttiğim düşüncem ikinci konferans sonucunda da değişmemiştir. Yani bu konferansların yapılması ulusal mücadelemiz açısından önemli bir kazanım niteliğindedir. Bu konferanslarda alınan kararları sahiplenmek, ilgili bulunduğumuz alanlarda hayata geçirmek ve ulusal konferansın yapılmasına zemin hazırlamak adına önemli çalışmalardır.

 

İlk konferansta katılımcı kurumların oluşturduğu koordinasyon kurulunun yoğun ve özverili çabaları sonucunda 2. Kürt Ulusal Gençlik Konferansı gerçekleşmiştir. Her parçanın koordinasyon üyeleri kendi ilgili oldukları parçalardaki çalışmaları örgütleyerek, toplantılar yaparak, her konuda diğer katılımcı sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin gençlik temsilcilerine bilgilendirmeler yaparak çalışmaları başladı. İlk konferansta katılımcı olmayan diğer çevreleri de 2. Konferansa dâhil etmek için görüşmeler yaparak, onları sürece dâhil ederek ve en önemlisi farklı düşünen tüm kesimlerin temsiliyetinin sağlanması için özverili ve sorumluluk bilinciyle hareket ederek çalışmalarını yürüttü. Deyim yerinde ise temsiliyeti olan herkesin konferans öncesi fikir ve görüşleri alındı. Katılımcılar ona göre belirlendi. Ancak kimi kurumların konferansa katılmaması o kurumların özgün koşullarından kaynaklanmaktadır.

 

Kendi parçamızda koordinasyon üyesi üç arkadaş görevlendirilmiştik. İlk konferanstan hemen sonra bir arkadaşımızın tutuklanması, diğer arkadaşımızın da 2.konferansa 4 gün kala tutuklanması kimi eksikliklerin yaşanmasını da beraberinde getirdi. Ancak bu eksiklerin oluşabileceğinden hareketle öncesi diğer tüm kurum ve kuruluşlarla ortaklaştığımız ana konular vardı. Bu nedenle teknik anlamda sıkıntılar yaşandı. İlkesel olarak her konuda mutabık olarak kuzey parçasındaki arkadaşlarla 2. Kürt ulusal gençlik konferansına katıldık.( DİYARBAKIR ÇIRA, NUBIHAR, HAK-PAR, BDP, KADEP, ÖSP )

Bakur konferans katılımcıları olarak önceden önerici olacağımız gündem maddeleri ile ilgili Ortak tavır ve yaklaşımlarımızdan dolayı bize son anda iletilen 2 gündem maddesinin yeterli olmayacağını 2 gündem maddesi daha eklenmesi gerektiğini güneyde konferansı organize eden dostlarımıza ilettik. Onlarda bu konuda olgun davranarak önerilerimizi de birleştirerek aşağıdaki gündem maddeleri ile konferansa katıldık;

 

Gündem maddeleri:

1)Kürtler neden devletleşemedi,

2)Ulusal bilinç

3) Kürdistanlı gençlerin yaşadığı siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik sorunları ve çözüm önerileri

4) Suriye Kürtlerinin yaşanan son gelişmelerle ilgili sorunları ve çözüm önerileri olarak belirlendi.

 

Konferans 1. Kürt ulusal gençlik konferansının devamı olmakla birlikte, organizasyonu daha kısa zaman dilimi içerisinde hazırlıklar yapılarak başladı. Zaman darlığı ve diğer parçalardaki dostlarla iletişimin zorluğundan kaynaklı sıkıntıların olması, teknik aksaklıkların yaşanmasına neden oldu.

 

Konferans çalışmaların yoğunluğu, zamanın darlığı ve Bakurdaki çalışmaları sonuçlandırdığımızdan konferansla ile ilgili bize gelen bilgiler ışığında farklı sorunların yaşanmaması ve Güneydeki hazırlık komitesindeki dostlarımızın ısrarlı erken gelme önerilerine istinaden konferans tarihinden 3 gün önce Güneye geçtik. Bazı sıkıntıların olduğunu, oradaki yapılan toplantılara bizim adımıza katılan arkadaşımız sıcağı sıcağına bizi iletiyordu. Bizde ona buradaki arkadaşlar olarak görüşlerimizi iletiyor, ona göre hareket ediyorduk. Şunu ifade etmekte yarar var; bizim adımıza oradaki çalışmalarda yer alan yoldaşımızın konferans boyunca bütün çalışmalarda emeği olduğunu söylemek mümkün. Bizler Bakurda nasıl çalışmaları organize etmek adına çabaladıysak oda bu çalışma ve bilgileri oradaki konferans hazırlık komitesine aktararak canla başla çalışmıştır. Bu gerçeğin göz ardı edilmesi doğru olmayacaktır. Çünkü biz Bakurdaki koordinasyon üyeleri ona bu yetkiyi vermiştik.

 

İbrahim Halil gümrük kapısında bizleri bekleyen yoldaşlarımızın ve Güneyli dostlarımızın sıcak karşılamaları ile sınırdan alınıp doğruca Hewlêre geçtik. Hewlerde bizi bekleyen oradaki yoldaşlarımızın da bizlere katılmasıyla sıcağı sıcağına Başur hazırlık komitesi adına bizi karşılayan Sayın Omed Xoşnav ve diğer konferans hazırlık üyeleriyle toplantı gerçekleştirdik. İlk konferansın verdiği deneyimle Rojhılat dışındaki diğer tüm katılımcılarla tanışıklığımız vardı. Tüm parçaların konferans hazırlık üyelerinin hazır olduğu toplantı yaklaşık bir saat sürdü. Sıcak bir karşılama ve tanışma faslından sonra, Bakurlu katılımcılar adına ilkesel olarak anlaştığımız fikir ve görüşlerimizi ifade ettik. Konferansla ilgili yapılan çalışmalar hakkında bilgi alışverişinde bulunduk. Konferansın hizmet etmesi gereken yerin Kürt Ulusal çıkarları olması gerektiğini, hiçbir siyasal partinin çıkarları ile gölgelenmemesi gerektiğini ifade ettik. Salondaki herkes bu bakış açısı ile hareket ettiğini ve ulusal çıkarlarımız adına ortaklaşmanın sağlanması gerektiğini ifade ettiler. Konferans ile ilgili kimi sıkıntı ve sorunların var olmasından dolayı bizim de rol almamız gerektiği önerisi ile oradaki çalışmalara resmen dahil olduk. Özellikle bizden önce Bakurlu bir grup (BDP çevresi adına) orada diğer katılımcı arkadaşlar ile yaşadıkları sorunlar diğer parçalardaki dostlarımızı endişelendiriyordu. O nedenle ortaklaşma adına bu arkadaşlarımızla da temasa geçtik. Onlarla bir dizi görüşme gerçekleştirdik. Bakurda yapılan çalışmalar ve aldığımız kararları kendilerine de tebliğ ettik. Onlarda bu konular hakkında bir itirazlarının olmadığını, Bakurda yapılan çalışmalar hakkında bilgilendirildiklerini ancak Rojhılat ve Rojava ile ilgili sıkıntıları olduğunu bu konuda kendilerine yardımcı olmamız gerektiğini ifade ettiler. Biz Bakurlu konferans katılımcıları olarak aldığımız karar gereği ulusal mücadelemize hizmet edecek her türlü çalışmanın parçası olacağımızı, eksikliklerin giderilmesi adına bu konularla ilgili her parçanın kendi sorumlularının yetkilendirildiğini ifade ettik. Bizler Bakur adına çalışmalar yürütebileceğimizi, sıkıntılar var ise konuşulabileceğini, diğer parçalardaki çalışmaların bizzat o parçalardaki katılımcılar ile tartışılıp aşılması gerektiğini ifade ederek görüşlerimizi ve düşüncelerimizi ilettik. Tekçi ve ben merkezli her türlü çabanın karşısında olacağımızı, ortak doğrular ve ulusal çıkarlar adına hizmet edeceğimizi, birde Bakur adına okunacak metnin hazırlamasında görev bölümünün yapılmasını ifade ederek, tekrar görüşmek üzere BDP çevresi olan arkadaşlardan ayrıldık.

 

Yoğun telefon ve görüşme trafiğinden sonra gece geç saatte yoldaşlarımızın bizi beklediği eve geçtik. Orada o günkü yapılan çalışma ve görüşmeler ile ilgili yoldaşlarımızı bilgilendirdik. Karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Bakurdan gelen arkadaşlarımızın sınırdan alınıp, Hewlêre kadar geliş programlarını ayarladık. Konaklama ile ilgili durumlarını netleştirdik. Sıkıntı yaşamamaları için önceden çalışmaları organize ettik.

Ertesi gün tekrar konferans ile ilgili görüşmelerimiz yoğun bir şekilde devam etti. Konferansın başarıyla sonuçlanması için akli selim, duygusallıktan uzak ve politik kararlılıkla yapılan görüşmelerimiz sonucunda diğer katılımcı arkadaşlar üzerinde samimi ve olumlu bir intiba uyandırmıştık. Bu güven ışığında artık ayrıntılar üzerinde çok gidip gelmenin bizlere bir yarar getirmeyeceğini hep beraber kabullenmiştik. Diğer dostlarımızda (BDP çevresi) artık ulusallık adına kimi konularda fazla ısrarcı olmalarının faydadan çok zarar getireceğini geçte olsa anladılar. Konferans Katılımcıları ile ilgili sıkıntılar yaşanmaya başlandı. Yine malum çevreden arkadaşlar hazırlık komitesine ilettiği sayılar ile her gün artırdığı katılımcı sayıları birbirini tutmuyordu. Kendilerini tüm parçaların asli unsuru gibi dayatıyorlardı. Onlar dışındaki herkes hazırlık komitesinin belirlediği kotayı bozmuyordu. Bu durum ciddi sıkıntıların yaşanmasına zemin hazırlıyordu. Sanki Gençlik konferansının olmaması için bu çevre her türlü gayreti bilinçli-bilinçsiz bir şekilde işletiyordu. Bizler bunun farkında olduğumuzdan önüne geçmek için, bu dostlarımızı da ötekileştirmemek adına yoğun çaba, özverili ve sorumlu bir duruş gösterdik. Her yapının sayıca çok olması, her şeyin kendi tekeline almak istemesi demek olmayacağını, sayısal üstünlüğün bir anlamı olmayacağını, konferans boyunca ortaklaşma ve mutabakatlarla kararlar alınacağını, bu mutabakatlar sonucunda konferansın başarıya ulaşacağını ifade ettik. Ve hazırlık komitesinin belirlediği kotanın dışına çıkmanın gerçekçi bir yaklaşım olmayacağını tüm katılımcılar olarak bu dostlarımıza tebliğ ettik. Hazırlık komitesindeki tüm katılımcı arkadaşlarla mutabık olduk. Ancak ertesinde tekrar buna malum arkadaşlar karşı çıkmaya devam etti. Nihayetinde konferans gününe ve bitimine kadar bu tavırları devam etti. Bu konuya tekrar değineceğim. Şimdilik burada bırakalım.

 

Bizler bu arada IKDP gençlik sorumluları, YNK gençlik sorumluları, İKDP gençlik sorumluları, Komünist parti gençlik sorumluları ve Suriye Kürtlerinin gençleri ile görüşmeler yaptık. Çok sıcak ve anlamlı ilişkiler kurduk. Dünya, Bölge ve Kürdistan’daki son gelişmeler ile ilgili karşılıklı fikir alışverişinde bulunduk. Biz kendi görüşlerimizi politik hedeflerimizi anlattık, onlarda kendi politikalarını, hedeflerini anlattılar. Hepimiz ulusal çıkarlarımız noktasında yol ve yöntemlerimiz ne kadar farklı olsa da mutabıktık. Konferans katılımcıları olarak ortaklaşma adına sorumlu davranarak, konferansın özüne uygun gerçekleşmesi için sözleştik.


Bu arada konferansa bir gün kala Avrupa ve Bakurdan gelen tüm yoldaş ve dostlarımız akşam saatlerinde Hewlêr’e gelmişti. Onları Hewlêr girişinde karşıladık. Beraber, geldiğimizden beri kaldığımız yere gittik. Burada yaptığımız çalışmalar hakkında gelen arkadaşlarımızı bilgilendirdik. Genel durum hakkında son bilgileri aktardık. Bilgilendirme yaptıktan sonra sohbet ettik. Oradaki yoldaşlarımızın ısrarla kalmamızı istemelerine rağmen bizim için rezerve edilen otel Kurdia’ya doğru yola koyulduk. Otelde bizler için rezerve edilen odalarımıza yerleştik. Geç saat olmasına rağmen orada yarın ki konferansta neler yapılacağı ile ilgili tüm konferans katılımcısı arkadaşlarla sohbet ettik. Kimi tatsız olayların yaşanmasına rağmen sabah için yapılacak işler ve çalışmalar için ortaklaştık. Kürtçe bilmeyen arkadaşlarımızın sıkıntılı yaklaşımları konferansa katılan arkadaşlar arasında gerginlik yaratsa da sonuçta Diyarbakır ÇIRA, KOMCİWAN ve HAK-PAR’lı dostlar olarak farklı kurumlar olmamıza rağmen, konferansla ilgili birlikte hareket etme metodunu benimsedik.

 

Konferans sabahı Pêşewa Salona doğru bizleri bekleyen otobüslerle yola koyulduk. Kısa bir yolculuktan sonra konferansın yapılacağı yere ulaştık. Sıkı güvenlik kontrollerinin ardından salona giriş yaptık. Sıkı güvenlik kontrollerinin nedeni Kürdistan Federe Bölgesi Devlet Başkanı Sayın Mesud BARZANİ’nin katılımcı olması idi. Kısa bir kulis sohbetinden sonra, bize önerilen her parçadan bir temsilcinin (hazırlık komisyonu adına) Sayın Mesud BARZANİ’yi karşılayacağı önerisiyle dört parçadan birer arkadaş ile bize ayrılan yere geçtik. Diğer arkadaşlarımızda kendilerine ayrılan yere geçtiler. Sayın Mesud BARZANİ ile kısa ama anlamlı bir sohbet etme fırsatı yakaladık. Bizlere bu konferans ile ne kadar yararlı ve önemli bir iş başardığımızı samimi bir ses tonuyla ifade etti. Umutlu olduğunu, artık Kürtlerin kaybetme lükslerinin olmadığını söyledi. Bizleri 2. Kürt Ulusal Gençlik Konferansını organize ettiğimiz için tek tek tebrik etti. Beraber salona geçtik.

 

Konferansımız İlk gün öğlene kadar protokol şeklinde geçti. EY RAQİP marşımızın okunmasıyla başlayan konferans, Açılış konuşması ve başta Kürdistan Federe Bölgesi Devlet Başkanı Sayın Mesud BARZANİ’nin konuşması, her parçadan bir konuşmacının konuşması, gelen mesajların okunması yarım günün geçmesine neden oldu. Öğleden sonra da KCK adına yapılan konuşmayla konferansa devam edildi. Katılımın üst düzey olması biz konferans hazırlık komitesinin işinin daha da zor olacağının ipuçları veriyordu. Artık ne olursa olsun bu konferansın Ulasal kazanımlarımız adına ve ulusal bütünlük adına her türlü kışkırtma ve geriletme düşüncesine karşı daha sorumlu davranılması ve başarılı geçmesi için yoğun çaba sarf edilmesi gerektiği mesajını bizlere veriyordu.

 

Tüm bu yaşananların sonucunda müzik dinletisi ile resmi protokol bölümü bitti.

 

Önceden hazırlığı yapılan Kurmanci ve Soranice sunulan seminer tarzındaki 2 konuşmacının konuşmalarının ardından Divan oluşturulması için ara verildi. Divan için her parçadan bir temsilcinin yer alacağı ifade edildi. Ancak bizim Bakurda sıkıntılı bir durum olacağından divanın beş kişiye çıkarılması gerektiğini, Yurtdışı ayağı formülasyonu ile her kesimin temsil edilmesi gerektiğini ifade ederek divanın 5’e çıkarılmasına karar verdik. Böylece divan sorununu aştık. Yurtdışından bir arkadaşımızı divana yazdık. Burada da şunu ifade etmekte yarar var. Suriye Kürtleri düşündüğümüzden daha pasif bir duruş sergilediler. Divanı fazla önemsemediler. Sonuçta Suriye ve Bakurdan 2 kişi aynı düşünceden divana seçildi. Divanın kabul görmesinden sonra 2. Kürt Ulusal gençlik konferansı başlamıştı. Zamanın darlığından birinci günümüz tüm teknik işlerin kotarılmasıyla geçti. Gündem onaylandıktan sonra ikinci gün için sözleşerek salondan ayrıldık.

 

İkinci gün Halepçe katliamının yıl dönümü olmasından dolayı buruk başladık. Beş dakikalık dışarıda saygı duruşundan sonra konferans salonuna geçtik. Tekrar görüşmelere kaldığımız yerden devam ettik.

 

Yapılan görüşmelerde delege olmayanların katılamayacağı kararıyla, yukarıda BDP’li arkadaşlarımızın tavırlarıyla bıraktığımız yerden tekrar başlarsak delege sayısındaki belirsizliklerini burada da devam ettirdiler. Bakur 42, Rojhılat 30, Rojava 30, Avrupa 6, Amerika 4, Kazakistan 5, Başurdan da her gençlik örgütü için sayı biraz fazla olabilir 3 kişi(25’e yakın kurum) olarak anlaşmıştık. Ancak bu arkadaşlarımız her parçadan 25 er kişi, ayrıca Kandil ve Mahmurdan da 10 ar kişi delege olsun istiyorlardı. Bu yaklaşım ciddi anlamda gerilmelerin yaşanmasına, kendilerini her parçanın hakim gücü gibi göstermek istemelerinin somut göstergesi idi. Ama bunda başarılı oldukları söylenemez. Yoğun görüşme ve ikna metotlarından sonra söyledikleri sayı yerine toplamda 60 civarında kişi ile delegasyonları kabul gördü. Delege sayısı toplamda 250 civarında oldu. Burada bizim için sıkıntılı olan durum güneyde bulunan dostlarımızı (bir kişi hariç) iletişim kopukluğundan dolayı delege olarak yazamadık. Nedeni BDP çevresindeki arkadaşlarımızın içine düştüğü gülünç duruma bizim düşmek istemememizdi. Aslında zorlasaydık bunu da yapabilirdik. Kendi payıma bu dostlardan özür dilerim. Çünkü o dostlarda bu işin bir parçası idiler.


Konferansın ikinci günkü oturumunda her Gençlik örgütü kendi bakış açılarına göre çıkıp görüşlerini ve çözüm önerilerini ifade ettiler. Bizde kendi politikalarımızı bugünde ifade ettik. Ancak kimi tavır, yaklaşım ve konferansta yaşananlar doğrusu kabul edilecek türden sıkıntılar değildi. Mesela konferans katılımcılarının bilgisi dâhilinde olmayan bir kesim Kürt temsilcilerinin orada gelip kendi propaganda ve yönetim şekillerini seminer tarzında sunmak istemesi, diğer Kürt gruplarına uygulanmayan pozitif ayrımcılığın onlara uygulanması doğru olmayan yaklaşımlardı. İtirazlarımız sonucunda kısmen aşılsa da yapılmaması daha yerinde bir yaklaşım olacaktı. Elbette orada farklı düşünen kurum ve örgütlerin çıkıp kürsüde kendisini, politikasını, çözüm modelini ifade etmesi doğaldır. Konferansın toplanma mantığına da uygun bir yaklaşımdır. Ancak tek bir düşüncenin çıkıp konuşması, kendi modelini ifade etmesi, farklı düşünen diğer kurum ve kuruluşların kendisini bu temelde ifade edememesi bu kurum ve kuruluşlara karşı yapılan bir haksızlık olduğu için kabul edilemezdi.

 

İkinci günün sonunda tüm bu yapılan konuşmalar ışığında çıkan görüş ve önerileri not ettikten sonra sonuç bildirgesi hazırlanması için ara verildi. Hazırlık komitesi ve divandaki arkadaşlarla sonuç bildirgesi taslağını hazırladık. Kurmanci ve Sorani lehçeleriyle hazırladığımız sonuç bildirgesini 3. Günün başında divandaki arkadaşlara resmen ilettik. Bu sonuç bildirgesinin karara bağlanması için bir saat ara verildi. Tüm çevrelerin yoğun kulis ve tartışmalarından sonra 22 maddelik sonuç bildirgesi konferans katılımcılarının onayına sunuldu. 18. Maddeye BDP çevresi itiraz etti. Tartışmalar uzadıkça uzadı. Kendileri bu maddeye karar veremeyeceklerini, bu kararı ancak Ulasal konferansın karar verebileceğini ifade edip sıkıntılı bir sürece girmemize neden oldular. O arada ortam gerildi. Onların dışındaki çevrelerde ciddi bir hassasiyet belirmeye başlandı. Bu arkadaşlarımız salonu terk ettiler. Bakurlu katılımcılar olarak böylesi bir yaklaşımın doğru olmayacağını, bu arkadaşlarımızı ötekileştirerek konferansın amacına hizmet etmeyeceği kaygımızı divana ilettik ve divandan tekrar ara vermesini ve hazırlık komitesi adına bizlere biraz zaman tanımasını rica ettik. Bu zaman dilimi içerisinde eğer BDP’li arkadaşlarımız konferans alanını terk etmemişlerse tekrar görüşebileceğimizi ilettikten sonra salondan dışarı çıktık. Hazırlık komitesinden diğer arkadaşlarla birlikte tekrar bu arkadaşlarla konferans alanında olduklarından görüştük. Konferansın önemi ile ilgili tekrar hatırlatmada bulunduk. Hassas bir süreçten geçildiğini, bu kararın tüm Kürtler için önemli olduğunu ve en nihayetinde bu alınacak kararların ulusal konferansa Gençlik olarak önerici olunacağını ifade ettik. Yoğun telefon trafiğinden sonra bu arkadaşlarımız ikna oldu. 18. Maddenin çıkarılmasını, bu maddenin bölgesel hükümeti bağladığını, dört parçaya hitap etmediğini, kendilerinin devlete alternatif bir modellerinin olduğunu ifade ederek çekincelerini ortaya koydular. Bunu kabul edemeyeceğimizi, bu maddenin dört parça için geçerli olduğunu, her siyasal partinin bir bayrağı olabileceğini ama bu bayrağın partiler üstü bir sembol olduğunu ifade ederek, Hoybun, Mahabad örneklerini, hatta 2002 yılında kendi düşüncelerinin bu konuda açıklamalarının olduğunu kendilerine ifade ettik. Bu açıklamalarımız sonrasında tüm karar maddelerini kabul ettiklerini, ancak tutanakla 18. maddeye şerh koyacaklarını ifade ettiler. Böylece 2.Kürt Ulusal Gençlik Konferansı sonuç bildirgesi Üç günlük yoğun tartışma ve ortaklaşma ile kabul edildi. Basın açıklaması ile kamuoyuna duyuruldu. Tüm konferans katılımcılarının mutabık olduğu bir sonuç bildirgesi ortaya çıktı. Bizler açısından sonuç bildirgesinde alınan koordinasyon kurulunun 3. Konferans için kurulması kararı sıkıntılı bir durumdu. Ancak tüm ısrarlarımıza rağmen bu konuda arkadaşlar sorumlu davranmadılar. Uygun koşullar oluşursa Qamışlo da yapılacak konferansı nasıl organize edecektik. Bu da bizim ciddi sıkıntılarımızdan biridir. Sonuç bildirgesi açısından sanırım en sıkıntılı durum bu olsa gerek. Ama onu da divandaki üyeler aracılığıyla sözlü olarak hallettik.

 

Yukarıda ifade etmeye çalıştığım 2.Kürt Ulusal Gençlik Konferansı biraz ayrıntılı bilgilendirmesinden sonra alınan kararlar ve genel durum ile ilgili görüşlerimi ifade etmeye çalışacağım.

 

Her şeyden önce alınan kararlar Kürt Ulusal Mücadelesine hizmet eden ve hepimizin özlemini duyduğu çalışmalara ön ayak olacak kararlardır. Bu kararları biz Kürt Gençleri her türlü sıkıntılara göğüs gererek ve fedakârlık göstererek aldık. Hem bizim çevre, hem de diğer çevreler şunu iyi görmeliyiz; Kürt ulusal mücadelesi birlik yönünde atılacak adımlar üzerinden, somut pratik işler yaparak sağlanabilir. Birbirimizle iç içe geçerek, ortak bir çatı kurarak çalışmalarımızı sürdürecek bir sürece henüz gelmiş değiliz. Bunu yapmak için daha zamana ihtiyacımız var. Ama bu tip etkinlik ve konferanslar organize ederek, birlikte pratik işler yaparak birbirimizle iyi ilişkiler kurabiliriz. Geçmişten gelen ön yargılarımızı kırabilir, Ulusal çıkarlarımızı ön plana atan çalışmaları yapabiliriz. Kürtlerin bir statü kazanmasını istemeyen güçler sürekli Kürtlerin dağınıklıklarından faydalandı. Onları kendi istediği alana kanalize etmeye çalıştı, çalışıyor. Biz Kürtler geçmişten dersler çıkarmalı, doğru bulmadığımız, yanlış olduğuna inandığımız kişi ve kurumları olgunlukla eleştirmeliyiz. Bunda herkesin özverili davranması gerekmektedir. Kürt örgütleri, geçmişten gelen yanlış ve eksikliklerini bilmeli, ulusal kazanımlarımızı ön plana atacak adımlar atmalıdırlar. Bu konferans bunun sadece bir kilometre taşı olabilir. Biz Kürt Gençleri bunu ikinci kez başardık. Umudum tüm Kürtlerin dört parçada ulusal bir konferans organize ederek yakınlaşmasıdır. Artık parti ya da lider çıkarları değil Kürt halkının çıkarları esas alınmalıdır. Ayrıntılara takılıp acaba bunda nasıl bir çıkar elde edilebilir gibi düşüncelerden kendimizi arındırmalıyız. Somut olarak ortaya konulan doğrular var ise ve bu doğrular Kürt Ulasal çıkarlarına hizmet ediyorsa, kimden, nereden gelirse gelsin desteklenmeli, bunlar sahiplenilmelidir. Bunun için her şeyin başında birbirimizi anlama, saygı gösterme gibi yaklaşımları ön plana çıkarmalı, biraz gayret, çaba, fedakarlık, ısrar, özveri ve tabii ki inanç gibi bizim için önemli olan bu kavramları ön plana çıkarmalıyız. Bunlar mücadele bayrağımızı yükseltecek, Kürt halkının baskı ve zulümden kurtulmasını sağlayacaktır. Gün mücadele etme günüdür. Mücadeleyi omuzlama, aldığımız görev ve kararları hayata geçirme günüdür.


Konferansa katılan arkadaş, dost ve yoldaşlarımız da alınan konferans kararlarını bulundukları yerlerde kitlelerle paylaşmalı, pratikte de uygulamalıdırlar. Bu konferanslar yapıldı, orada bitti dememeliyiz. Bu kararlarımızı yaşamın her alanına uygulamalı ve aktarmalıyız. Biz birinci Gençlik konferansında olduğu gibi ikinci Gençlik konferansında da Kürt halkının ortak ulusal çıkarlarını savunduk. İstediğimiz olgunlukta geçti. Hiçbir gerekçe bizi bu çalışmaların süreklileştirilmesinde engelleyici olmamalıdır. Hem kendi örgütsel işlerimizi yapmalı hem de bu tip çalışmaları yaygınlaştırmalıyız.

 

Sonuç olarak birinci konferans yazısında da ifade ettiğim gibi biz Kürtler halen yaşadığımız parçalarda (Güney parçası hariç) haklarımızı almış değiliz. Özgürlük bayrağımızı dalgalandırmış değiliz. Mücadelede hak ettiğimiz, olmamız gereken yerde değiliz. Kaygı ve sıkıntılarımızı bir yana bırakarak, kendi örgütsel doğrularımız ve bu tip çalışmalarda alınan kararları da kendimize rehber ederek, geçmişten dersler çıkararak geleceğe bakmalıyız. Yarınlarda bu halkın istemlerine nasıl cevap olabiliriz onun hesaplarını yapmalıyız. Eleştirenler olacak, bizi suçlayanlar olacak, bize başka sıfatlar yakıştıranlar olacak. Bu yaklaşımlar bizleri yıldırmamalıdır. Biz halkımızın çıkarlarını savundukça ve yaptıklarımıza inandıkça başarıyı yakalamamız kaçınılmazdır. Bizler 2. Kürt Ulusal Gençlik Konferansında çok ciddi ilişkiler yakaladık. Bu ilişkileri sıklaştırmak, ortak mekanizmalar oluşturmak bizlerin elinde. Süreç hızla bizim doğrularımızın gündemleştiği bir ortama kanalize olmaktadır. Bunu iyi okumalı, ona göre politikalar yapmalıyız. Özgüveni yerleşmiş, yaratıcı, özgür düşünen, kolektif işlerde çalışma ruhu yakalamış genç arkadaşların çoğalması, örgütlü ve sağlam duruş gösteren gençlerin olduğu her alanda başarı kaçınılmazdır. Ulusal mücadelemizde dilin önemini de tabi ki unutmamak lazım. Bu başarı konferansa katılan tüm yoldaşların başarısıdır. Diyebiliriz ki bütün Kürt gençlerinin başarısıdır.

 

Enerjinize, emeğinize ve yüreğinize sağlık.

 

Not 1; Bizlere böylesi tarihsel görevlerde rol almamızı yaşattıkları için tüm parçaların katılımcılarına, emeği geçen yoldaşlara teşekkür ederim. Bizleri güneyde ağırlayan, misafirperverliklerini gösteren yoldaşlara da ayrıca teşekkür ederim.

 

Not 2; Konferans yazısı çok uzun oldu. Okuyucuların affına sığınarak bunları yazmayı bir görev saydığımdan uzatmak zorunda kaldım. Geç olmasının nedeni elimde olmayan sebeplerdi.

 

Saygılar.

 

Ramazan MORAY

2.Kürt Ulusal Gençlik Konferansı Hazırlık Koordinasyon Üyesi

 

 

İlgili İçerikler

Son Eklenenler

Cumartesi, Mayıs 21, 2022